Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Kadim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eski, Ezelî, Aşnı, Bayrı, Çoktan Ki - Süslenmiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Süslü, Bezenmiş
- Cihanşümul kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Evrensel
- Yayılmış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yayık
- Amortisör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cihaz
- Aral kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Takımada, Sıradağ, Ada, Cezire
- Pragmatik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yararsal
- Oğul Otu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Melisa, Kovan Otu
- Şuuraltı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilinçaltı, Tahteşşuur
- Güzelhatunçiçeği kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nergis Zambağı
- Kefil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zamin, Oğa
- Cızıktırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karalamak, Yazmak
- Avlu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hayat
- Peki kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Evet, Pekâlâ, Tamam, Yakşı
- Tıpkıbasım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Faksimile
- Demagogluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Demagoji
- Tahrirat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Betik
- Ara Söz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İstitrat, Ara Tümce, Ara Cümle
- Başmakale kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başyazı
- Tuluat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğaçlama
- Darı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mısır
- Şanslı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uğurlu
- Ör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çit, Perde, Havale
- Mütemadiyen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sürekli, Aralıksız, Devamlı, Ara Vermeden, Artsız Arasız, Biteviye
- Hemdert kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dert Ortağı
- Omlet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaygana
- Haber kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Havadis, Bilgi, Salık, Söylenti, Sorak, Yenilik, Yüklem, Salkı, Uçar
- Evrim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tekâmül, İnkılap
- Açımlama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şerh
- Pejmürde kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eski, Dağınık, Perişan, Yırtık, Eski Püskü
- Tıkıldatmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tıklatmak
- Sürveyan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gözetmen
- Demirkapan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mıknatıs
- Tomurcuk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gonca
- Iskonto kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İndirim, Tenzilat, Güzeşt
- Sahne kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görüntü, Oyun, Oyunluk, Podyum, Görüntü, Bölüm
- Bati kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağır, Yavaş
- İncelmemiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ham
- Sabah Sabah kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sabahleyin
- İzale Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gidermek, Yok Etmek
- Atmosfer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Buğuyuvar, Gazyuvarı, Havayuvarı, Hava
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü