Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Jeodezi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yerölçüm - İstifçi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yığımcı
- Aktifleştirici kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Etkinleştirici
- Yürek Darlığı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıkıntı, Üzüntü
- İstasyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gar, Terminal, Tren Durağı, Araştırma Kuruluşu
- Dalbadal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Peyderpey
- Mahmul kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dolu, Yüklem
- Tekdir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Azarlama, Paylama
- İmaret kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hayır Evi
- Tecziye Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cezalandırmak
- Mağlubiyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yenilgi
- Şevk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Heves, İstek, Neşe, Sevinç, Arzu, Sevgi
- Ampul kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lambacık
- Üleştirme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tevzi
- Kurtulmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boşanmak, Geçiştirmek, Halas Olmak, Kaymak, Kopmak
- Havi Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İçermek, İhata Etmek, Kapsamak
- Kaplamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Almak, Basmak, Bastırmak, Bürümek, Dolmak, Kuşatmak, Örtmek, Sarmak, Tutmak, Yürümek, Yüzlemek, İstila Etmek
- Ayvaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Erkek Eş, Koca
- Çarpışma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cenk, Müsademe, Tokuşma
- Çekinti kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tereddüt
- Afif kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Esenlik, İffetli, Temiz, Afiyet, Sağlık, Akman
- Kıvanma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İftihar
- Mesafelik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aralık
- Dürmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dürüm, Yuvalamak
- Çörek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ekmek, Kurs, Hamur İşi, Yiyecek
- Sinirli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Asabi, Huysuz, Gergin
- Jön kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Genç
- Beğenmemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yermek
- Tahriş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tırmalama, Kurcalama, Azdırma, İrkiltme
- Üzeri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üst, Beden, Boyun, Giysi, Kimlik, Satıh, Varlık, Vücut, Yüz, Yüzey
- Ala Bula kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alaca
- Zahire kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşlık, Tahıl, Azık
- Abartmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şişirmek, Büyütmek, Mübalağa Etmek, Artırmak
- Koygun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acıklı, Dokunaklı
- Çelimli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güçlü
- Ümranlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bayındır
- Hipopotam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Su Aygırı
- Evlenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Varmak, İzdivaç Etmek
- Sırtarmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sırıtmak
- Çözünmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dağılmak, Erimek
- Velev kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İster, İsterse, Eğer, Hatta, Velevki, Olsa Da
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü