Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Hizmet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görev, İhtimam, İş, Özen, Kulluk, Tapu, Yumuş, İşlev, Bakım - Kartel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tekel
- Çiğde kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hünnap
- Kor kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dert, Sıkıntı, Üzüntü, Ateş, Köz
- Sokak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Küçe
- İstihfaf Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Küçümsemek
- Virüs kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mikrop
- Bağlaşık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müttefik
- Hürmetli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yüce, Muhterem, Sayın
- Müsabık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yarışmacı, Karşılaşmacı
- İstibdat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Baskı, Zorbalık, Sınırsız Monarii, Despotluk, Keyfe Bağlı Yönetim
- Yalın Kat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Basit, Üstünkörü
- Kıvırcık Marul kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kıvırcık
- Dar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ensiz, Kıt, Elverişsiz, Zorlukla, Ancak, Az, Ev, Mahdut, Sıkı, Yetersiz, Yurt
- Kaynaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Birleşmek, Sıkı Fıkı Olmak, Hareketlilik, Hareket Etmek
- Dipfriz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Derin Dondurucu, Donduraç, Buzdolabı, Dondurucu
- Yumuşak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hafif, Hoş, Müsamahakâr, Sessiz, Tatlı, Uysal
- Hendese kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geometri
- Fütürist kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gelecekçi
- Sızıntı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akıntı
- Prese kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıkılmış
- Kros kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kır Koşusu
- Nezaret Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bakmak, Denetlemek
- İş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alışveriş, Amel, Davranış, Emek, Eylem, Fiil, Hizmet, İşlem, Kâr, Konu, Maslahat, Mesai, Mesele, Meslek, Nöbet, Sorun, Teamül, Uğraş, Yürürlük
- Eğlenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beklemek, Oyalanmak, Alay Etmek, Alem Yapmak, Durmak, Gezinmek, İzlemek, Lağa Koymak, Maskaraya Koymak, Seyretmek
- Abone kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sürdürümcü
- Feragat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vazgeçmek, Elçekme, İmtina
- Erzak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Azık, Yiyecek
- Lala kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dadı, Daye
- Genişletme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teşmil
- Sipariş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ismarlama, İsteme
- Cici kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güzel, İyi, Hoş
- Tümü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hepsi
- Okul Çocuğu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öğrenci
- Epidemi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Salgın
- Gözükme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tezahür
- Deneysel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tecrübi
- El Kandalı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kelepçe
- Okyanus kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Umman, Talay
- Sarman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İri, Büyük, Sarı Tüylü Kedi, Azman
- Seramik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kilişi
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü