Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Hilafs�z ile ilgili kayıtlı bilgi bulunamadı! - İz Düşüm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Projeksiyon; İrtisam, Mürtesem
- Çentmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kertmek
- Silkmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sarsmak
- Esasen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Temelinde, Aslında, Gene, Zaten, Başından, Temelinden, Kökünden
- Anot kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pozitif Elektrot, Artı Uç
- Hafiflemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağırlığı Azalmak, Kolaylaşmak, Şiddeti Azalmak, Azalmak, Rahatlamak
- Salak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ahmak, Aptal, Dingil, Bön
- Lazımlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oturak
- Engelsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açık
- Üstü Kapalı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belirsiz
- Mineraloji kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bileşikbilim
- Yanay kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Profil
- Argıt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geçit, Dağ Geçidi, Boğaz, Dağ Boğazı, Derbent
- Çatkın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mensup; Çatık
- Kaba Et kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kıç
- Takas Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değiştirmek
- Bilerek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kasten, Kasti, Mahsus
- Memnuiyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yasak
- Tövbekâr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tövbeli
- İştahlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İstekli
- Meydana Gelmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oluşmak, Olmak, Ortaya Çıkmak, Baş Vermek, Çıkmak
- Hatırlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anımsamak, Anmak, Bilmek, Bulmak, Çıkarmak, Dönmek
- Soğutmaç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Soğutucu
- Mevta kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ölü
- Kâh kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bazen, Kimi Zaman
- Irgalamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sallamak, Sarsmak; İlgilendirmek
- Uygun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Elverişli, İyi, Makul, Munis, Mutabık, Muvafık, Münasip, Müsait, Şayan, Şık, Tatminkâr, Usturuplu, Yarar, Yaraşıklı, Yerinde, Yakışır, Yaraşır, Uz, Yararlı
- Akide kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnanç
- Oğan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tanrı
- Apolet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Omçak, Omuzluk
- Paraf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Adimcik
- Klâs kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sınıf; Üstün Nitelikli, Üstün Yetenekli
- Eritmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yok Etmek
- Doğacak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gelecek
- Santimantalist kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Duygusalcı
- Tepeden İnme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şaşırtıcı
- Atom Çekirdeği kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekirdek
- Akşam Ezanı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akşam
- Kaime kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Buyruk, Ferman
- Kondansör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yoğuşturaç, Yoğuşturucu
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü