Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Hepatit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sarılık - Umur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Önem, Aldırış Etme, Önem Verme, İşler
- Üslupçu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Biçemci
- Yaya Kaldırımı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaldırım
- Mukaddes kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kutsal, Veli
- Eğer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şayet, Velev
- Toy kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acemi, Çaylak, Düğün, Genç, Naşı, Tecrübesiz, Tor, Ziyafet
- Keriz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aptal, Çirkef, Kumar, Pislik, Geriz
- Teklif Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Önermek
- Sulh Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uzlaşmak
- Yemiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Meyve, İncir, Kavun, Semere
- Kibritçi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cimri
- Sıkı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cimri, Dar, Katı, Sert, Tıkız, Yoğun, Zorlayıcı
- Yıllık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Senelik, Bülten, Dergi, Kitap, Salname
- Öncelemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lanse Etmek, Takdim Etmek
- Yaraşık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uygunluk
- Kaderci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yazgıcı
- Fit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ödeşme, Razılaşma
- Bati kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağır, Yavaş
- Akva kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kuvvetli, Sağlam
- Bevvap kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kapıcı
- İşkembe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İçalat, Mide
- Taviz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güzeşt, İvaz, Karşılık, Ödün, Ödünleme
- Havyar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kürü
- Bendegân kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kullar, Köleler
- Kalem Açacağı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kalemtıraş
- Yakıntı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şikâyet
- Varlıklı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zengin, Varsıl, Variyetli, Varlı
- Merhaba kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Salameleyküm, Selam
- İzale Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gidermek, Yok Etmek
- Musibetli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Feci
- Hoş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beğenilen, Güzel, Körpe, Leziz, Maskara, Matrak, Şirin, Yumuşak
- Göçermek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değiştirmek, Devretmek, Göçürmek
- Pintilik Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kısmak
- Hislenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Duygulanmak
- Kasaba kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlçe, Belde, Bucak, Kent
- Sırça kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cam
- Lastik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Korse
- Eylem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fiil, Hareket, İş, Etki, Aksiyon, Ameliye, Ameliyat, Amel
- Sükûnet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Durgunluk, Dinginlik, Hareketsizlik, Sessizlik, Huzur, Rahat, Sükûn, Dinme, Yatışma, Devinimsizlik
- Kuldurbaşı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Elebaşı
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü