Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Hepatit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sarılık - Mahbes kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cezaevi
- Sakit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Susmuş, Müsterih, Sessiz, Sütliman
- Ana Yol kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cadde
- Kumanda kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Komuta
- Tadil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değişke, Değişiklik
- Şano kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sahne
- Koşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eklemek, İzlemek, Kaçmak, Kovalamak, Yüğürmek, Terfik Etmek
- Zorlaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Daralmak
- Ezme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kahır
- Çıplak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Soyunuk, Üryan, Örtüsüz, Cıbıl, Açık, Dal, İskelet, Kuru, Sivil, Yalın
- Karakavza kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaban Havucu
- Keçi Yolu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Patika
- Saprofit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çürükçül
- Şığımak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pike Yapmak
- Biz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tığ
- Gayrisafi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karışık, Katışık
- Uymaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aykırı
- Tabaklamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sepilemek
- Kurtarmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bitmek, Halas Etmek, İdare Etmek, Tüketmek
- Kimya kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nesnebilim
- Konjonktivite kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Göz Yangısı
- İmam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Molla, Önder
- Ayıp kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kusur, Eksiklik, Leke, Damga, Utanç Verici, Noksan, Uygunsuz, Kötü, Şaibe
- Tangırdamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gürüldemek
- Müteselli Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Avunmak
- Çene Kavafı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geveze
- Saf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arı, Katışıksız, Bön, Budala, Arı, Aydınlık, Dizi, Doğal, Grup, Halis, Has, Koşun, Masum, Öz, Sıra, Som, Tabii, Katıksız
- Temdit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uzatma, Sürdürme; Sulandırma, Seyreltme
- Ortalık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çevre, Etraf, Meydan, Piyasa
- Pinti kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cimri, Eli Sıkı, Hasis
- Kaynaç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıcak Kaynak, Gayzer
- Çapan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ulak, Postacı
- Teraküm Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Birikmek, Yığılmak
- Camgöz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Köpek Balığı, Tamahkâr
- Derinlemesine kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uzun
- Söz Açmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bahsetmek
- Avanta kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kazanç, Beleş, Bedava, Çıkar
- Çarpık Çurpuk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eğri Büğrü
- Somurmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Emmek
- Rebabi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Duygulu, İnce
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü