Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Hayvani kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yılkısal - Ezbere kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilmeden, Ezberden
- Bedavadan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Parasız
- Başhekim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Baştabip, Sertabip, Başsagan
- Diyesin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Her Hâlde
- Bakmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aramak, Beslemek, Denemek, Görmek, Gözetmek, İlgilenmek, İncelemek, Karışmak, Korumak, Seyretmek, Uğraşmak
- Ad kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İsim, Nam, Şöhret, Ün
- Elenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Süzülmek
- Sefer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yolculuk, Defa, Kere, Kez, Savaş, Yol, Savaşa Gidiş, Harp
- Atraksiyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gösteri
- Varoluş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mevcudiyet
- Müstemlekecilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnhisar
- Önceden kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Evvelce, Peşin, Peşinen
- Ekseriya kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çokluk, Genellikle, En Çoğu, Çoğun
- Alçaltı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zillet
- Yaraşıklı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uygun, Yakışıklı
- Sanayi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Endüstri, Uran
- Sekmen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Basamak, Tabure
- Pozometre kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Işıkölçer
- Zırt Fırt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zırt Pırt
- Önemsemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mühimsemek, Saymak, Takmak
- Tütsü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Buhur, Duman, İçki
- Uzunçalar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Longplay
- Dahletmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sataşmak
- Muhip kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Seven, Dost
- Yanılma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Galat, Hata
- Efekt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Etke
- Esna kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı An, Sıra, O An, O Sıra
- Arınak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yunak, Hamam
- Arsenik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıçanotu, Zırnık
- Tınaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yığın
- Geçinmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlaşmak, Dolanmak, Ölmek, Taslamak, Uzlaşmak, Yaşamak, Bağdaşmak, Uyuşmak
- Harbiden kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gerçekten
- Sünmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gevşemek, Uzamak
- Tahkim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Berkitme, Pekiştirme, Sağlamlaştırma
- Eşinmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eşelemek
- Agresif kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hırçın, Taşkın, Saldırgan
- Sıvışık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yapışkan, Bulaşkan, Rahatsız Eden
- Tirildemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Titremek
- Nispeten kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oranla, Biraz, Göre, Oldukça, Yanında, Bir Dereceye Kadar, Şöyle Böyle
- Cerime kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Faul
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü