Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Fidan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dikme Fidye - Lokma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yemek, Sokum
- Makam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Orun, Ölçü, Huzur, Kat, Koltuk, Mesnet, Mevki, Post, Sandalye, Terane, Yer
- Afi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gösteriş, Çalım, Caka, Fiyaka
- Minicik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Küçücük
- Kaçınma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İmtina
- Vezinsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ölçüsüz
- Görülmedik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fevkalade
- Ait kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlgilendiren, İlişkin, İlişik, İlgili, Değgin
- Mıhsıçtı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cimri
- Yakıntı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şikâyet
- Öğün kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Defa, Kez
- Ebe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mamacı, Nine
- Firkat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayrılış, Ayrılık
- Himaye Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Esirgemek, Gözetmek, Kayırmak, Kollamak, Korumak
- Tutulmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kazanmak, Kesilmek, Olmak, Sevmek
- Üzeri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üst, Beden, Boyun, Giysi, Kimlik, Satıh, Varlık, Vücut, Yüz, Yüzey
- Raf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Terek, Sergen
- Müstenkif kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekimser
- Trade kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tecim
- Alakarga kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saksağan
- Yolak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Patika
- Tesadüf Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rastlamak, Rastlaşmak
- Muhammedî kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müslüman
- Ayyar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dolandırıcı, Hilekâr
- Riayetsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaba
- Sıklet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağırlık, Yük, Sıkıntı
- Cicili Bicili kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Süslü, Bezekli
- Yerleşme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İstikrar, Teessüs
- Tecrit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yalıtım, Yalıtım, İzolasyon, Soyutlama, Tekitme, Ayırma
- Temas kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değinim, Dokunma, İlişki, Görüşme, Münasebet, Ulaşım, Değme, İlişki Kurma, Bağlantı, Ulaştırma, Bahsetme
- Müracaat Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başvurmak, Danışmak
- Hudayinabit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kendiliğinden
- Göstermelik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Numunelik, Numune, Örnek, Mostralık
- Koni kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sivrim
- Vesvese kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kuruntu, Şüphe, İşkil, Evham, Kuşku
- Kılkapan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kehribar
- Çer Çöp kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Döküntü, Süprüntü, Zir Zibil
- Tedai kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çağrışım
- Soyluluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Asalet
- Bileşim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Terkip
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü