Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Estetik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bedii, Güzel Duyu - Karikatürcü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karikatürist
- Değen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yapışık
- Yakmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acıtmak, Bestelemek, Dağlamak, Dökmek, Kavurmak, Mahvetmek, Tutuşturmak, Vurmak, Koymak, Sürmek
- Kene kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sakırga
- Ham kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaba, Kabak, Olmamış, Tor
- İfrite kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cadaloz
- Tendürüst kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dinç, Sağlam
- İğfal Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aldatmak
- Çap kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aykırı, Bozuk, Dolaşık, Eğri, Ölçek, Kutur, Ölçü, Değer
- Müdafaa Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Korumak, Savunmak, Tutmak
- Mengene kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıkaç, Sıkmaç
- Eskiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taslak
- Uygun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Elverişli, İyi, Makul, Munis, Mutabık, Muvafık, Münasip, Müsait, Şayan, Şık, Tatminkâr, Usturuplu, Yarar, Yaraşıklı, Yerinde, Yakışır, Yaraşır, Uz, Yararlı
- Deformasyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Biçimsizleşme
- Kestirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tahmin Etmek, Sezmek
- Olumlu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müspet, Tasdik, Yararlı, Yapıcı, Pozitif
- Haşlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Paylamak, Azarlamak, Dalamak
- İstifa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekilim, İşinden Çekilme
- Hayat Kadını kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fahişe
- Çalıştırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İşletmek, Kullanmak
- Bozuk Para kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozuk, Bozukluk
- Uçuk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uçmuş, Solmuş, Hafif, Kabarcık, Soluk, Solgun
- Koku kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belirti, İşaret, Itır
- Dejenere kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Soysuz, Yoz, Bozulmuş
- Emaret kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Emirlik, Beylik
- Karışma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dahil, Müdahale
- Tırtıkçı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yankesici
- Paket Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Paketlemek
- Kafeterya kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşhane
- Müflis kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Batkın, İflas Etmiş
- Bulaştırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıvamak
- Kaynaşma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Birleşme, Sıkı Fıkı Olma, Kıpırdanma, Hareketlilik
- Telafi Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karşılamak
- Farklı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başka, Değişik
- Bılkımak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozulmak, Erimek, Yumuşamak
- Nüans kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayrıntı, Fark
- Sapa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ücra
- Aktüel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güncel
- Rutubetlenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Islanmak
- Sıyırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşürmek, Kaldırmak
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü