Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Dolay kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Etraf, Çevre, Havali, Yöre, Civar, Ufuk - Evvelce kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eskiden, Önce, Önceden
- Sansüalist kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Duyumcu
- Eza kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üzme, Sıkıntı Verme, Cefa, Baskı, Zulüm
- Kanıtlama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İspat
- Barikat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Engel
- Serencam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akıbet
- Sinirlenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Asabileşmek, Kızmak, Köpürmek, Öfkelenmek, Feveran Etmek
- İstismarcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sömürücü
- Tephir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Buğu
- Ofis kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büro, Daire, Yazıhane, İşyeri
- Çizik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çizilmiş, Çizgi
- Üğrüm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mutasyon
- Taşımalık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nakliye
- Olumlu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müspet, Tasdik, Yararlı, Yapıcı, Pozitif
- Mekkare kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yük Hayvanı
- Hararet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıcaklık, Coşkunluk, Isı, İsilik, Susuzluk
- Gayrimahdut kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sonsuz
- Detant kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yumuşama, Gerginlik Azalması
- Mevsuk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğru, Sağlam
- Kapsama Alanı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İhata Dairesi
- Kökenli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Asıllı
- Çevre kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Âlem, Belde, Çember, Daire, Dolayı, Dünya, Etraf, Hava, Muhit, Ortalık, Ufuk
- Yenilgi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mağlubiyet, Bozgun, Hezimet, Yenilme
- Vazgeçme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ricat
- Demir Rengi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gri
- Avunma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teselli
- Miat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Süre
- Lodos kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güney, Boz Yel, Ak Yel
- Kışkırtmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fitnekârlık Etmek, Körüklemek, Tahrik Etmek
- Ruhsatname kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ruhsat
- Engelleyen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kırıcı
- Zıplamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fırlamak, Sıçramak, Hoplamak
- Yataklı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yataklı Vagon
- Muvazeneli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dengeli, Ölçülü
- Çekinmez kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yüzsüz
- Cenkleşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekişmek, Savaşmak
- Ahbaplık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hukuk, Hususiyet, Ünsiyet
- Santimantalist kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Duygusalcı
- Sümüklü Böcek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlbiz
- Mücellit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ciltçi, Kapçı
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü