Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Dalkavukluk Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaltaklanmak - Tulü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğma, Doğuş
- Nahoş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tatsız, Sevimsiz, Çirkin, Kötü, Hoş Olmayan, Kötü, Hoşa Gitmeyen
- Ziyade kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Daha Çok, Fazla, Artık
- Sistemli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzenli, Dizgeli
- Mucip kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gerektirici
- Vezinsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ölçüsüz
- İptidai kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlkel, İlkokul
- Tırı Vırı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aptal, Boş, Değersiz
- Göz Doktoru kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gözcü
- Yapı Yeri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şantiye
- Sayım Bilimi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İstatistik
- Bağ Bozumu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güz, Sonbahar
- Ekolu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yankılı
- Bilimsel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilimlik, İlmi
- Küfür kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sövgü, Kalay, Sövüş
- Kayın Ağacı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kayın
- Projektör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Işıldak
- Muvazene kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Denge, Denkleşme, Denk Gelme
- Singin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıkılgan, Utangaç, Sindirilebilen, Hazmı Kaabil
- Korteks kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kabuk
- Safi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Katıksız, Net, Sadece, Duru, Sadece, Temiz, Yalnız, Som
- Zindan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Örs, Hapis Yeri
- Sağlamlaştırılmış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muhkem
- Mutlak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağımsız, Kesin, Kesinlikle, Muhakkak, Salt, Saltık
- Abır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Giyim, Haya, Haysiyet, Hürmet, Kadir Kıymet, Kıyafet, Şeref, Üst Baş
- Misal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Örnek, Emsal, Numune, Benzer, Eş
- Işıltı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Parıltı
- Fedai kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Koruma
- Çoban kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sürücü
- Cefakâr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cefa Eden, Cefa Çeken
- Bol Bolamat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bolluk, Refah
- Sadık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağlı, Doğru, Gerçek, İçten Bağlı
- Sezdirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hissettirmek
- Sistit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Siytoru
- Bir Cinsten kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mütecanis, Bağdaşık
- Tabiatçılık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğacılık
- Saltanat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sultanlık, Kağanlık, Bolluk, Şatafatlılık, Varsıllık
- Görelik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağlılık, Bağıntı
- Evsiz Barksız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Avare, Başıboş
- Korkulu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağır, Kritik, Netameli, Tehlikeli, Vahim
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü