Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Daim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Devamlı, Sürekli, Ara Vermeden, Boyuna, Daima, Sonsuz - Müşteki Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yakınmak
- Fırlatmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Atmak, Savurmak
- Peşkeş Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Peşkeş Çekmek
- Müteakip kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ardıl, Ardı Sıra, Arkadan Gelen, Ardı Sıra Gelen
- Eksikli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kadın, Muhtaç, Gereksinli
- Oldubitti kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Emrivaki, Olupbitti, Olut
- Şirket kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ortaklık
- Paralellik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Koşutluk, Benzerlik
- Kıpırdak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Canlı, Divringi, Cevval
- Şahadet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tanıklık, Şahitlik, Şehitlik, Kutsal Ölüm
- Aldırışsız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kayıtsız, Aldırmaz, Lakayt
- Balıkkulağı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Midye
- Dokunmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ellemek, Batmak, Değinmek, Değmek, Dürtmek, Etkilemek, İlişmek, İlmek, Karıştırmak, Koymak, Sataşmak, Temas Etmek, Vurmak, Zarar Vermek
- Akide kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnanç
- Beli Bükük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zavallı
- Sınıflamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bölümlemek, Gruplandırmak
- Saçım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İsraf
- Reklam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tanıtım
- Yığınla kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çok
- İlbiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Salyangoz, Sümüklü Böcek
- Mühür kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Damga, Kaşe, Metal
- İllegal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gayrilegal, Gizli, Yasa Dışı, Yasaya Aykırı
- Fırtına kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıkıntı
- Üşengen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üşengeç, Tembel
- Bakır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mes
- Müsteşarlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bakan Yardımcılığı
- Hadi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Haydi
- Şıkırdamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aydınlanmak, Parlamak
- İz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alamet, Bulaşık, Çığır, Delalet, Emare, Eser, Kanıt, Nişan, Yer, İm
- Vehimli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kuruntulu
- Ayar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dakiklik, Değer, Derece, Köklenme
- Cangıl kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kargaşa
- Cavlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ölmek
- Gözenek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pencere, Mesame, Ajur
- Şuurlu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilinçli
- Cerime kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Faul
- Hat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Biçim, Çizgi, Sınır, Yazı, Yol, Geçek, Kanal
- Hürmetli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yüce, Muhterem, Sayın
- İzzet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büyüklük
- Heyecan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sinyali Alarm
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü