Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
D�r�lmek ile ilgili kayıtlı bilgi bulunamadı! - Merasim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tören, Yol Yordam
- Tağyir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozma, Değiştirme, Başkalaştırma, Özgertme, Başkalama
- Sarımtıl kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kavun İçi
- Hızar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bıçkı, Biçki
- Platin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akaltın
- Tıpkıbasım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Faksimile
- Melanet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büyük Kötülük, İlenilecek İş
- Firak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayrılık, Ayrılış
- Endamsız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çelimsiz, Kısa
- Tahakkuk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gerçekleşme, Hayatileşme
- Sitabilizatör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dengeleyici
- Dinlence kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tatil
- Karnabahar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güllü Kelem
- Huzursuz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozuk, Gergin, Karmakarışık, Rahatsız, Tedirgin
- İt Canlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dayanıklı
- Alışkanlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İtiyat
- Mecburiyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yükümlülük, Zorunluluk, Gereklik, Zor
- Merhametsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vicdansız, Acımasız, Gâvur, Kalpsiz, Katı, Gaddar
- Tefessüh Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çürümek, Kokuşmak
- Kuzudişi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Süt Dişi, Peynir Dişi
- Masuniyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dokunulmazlık
- İnce Yapılı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Narin, Nazik, Zayıf
- Uzak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Irak
- Ürkün kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Korku, Panik
- Ervah kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ruhlar
- Zaaf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güçsüzlük, Düşkünlük, Zayıflık, Dayanamama
- Esirgemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Korumak, Bağışlamak, Himaye Etmek, Sakınmak, Saklamak, Diriğ Etmek
- Talak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boşama, Boşanma
- Mahkeme Kararı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hüküm
- Skandal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rezalet
- Yutak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belum
- Duyum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Duyu, İstihbarat, İzlenim, İhsas
- Belgi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şiar, Alamet, Nişan
- Eşeysel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cinsel
- Davetkâr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çağrıcı, Çekici, Çağıran, Davet Eden
- Elemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayıklamak, Ayırmak, Çalkalamak
- Üzgün kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müteessir, Kederli, Karamsar, Hüzünlü, Umutsuz Ümitsiz, Bitkin, Kırık, Mahzun, Meyus, Üzülmüş, Neşesiz, Tasalı, Gamlı, Dermansız
- Yanardağ kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Volkan
- Hamletmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yormak
- Takdimcilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sunuculuk
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü