Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
D�l E�i ile ilgili kayıtlı bilgi bulunamadı! - Tezayüt Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Artmak, Çoğalmak
- Cahil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilgisiz, Nadan, Bilmez, Toy
- Çenesi Düşük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boşboğaz, Geveze
- İsteyerek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilinçli, Bile Bile, Kasten, Kasti, Mahsus
- Sergileme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teşhir
- Çabukça kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çabucak
- Üçgen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müselles, Üçbucak
- Afiyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Esenlik, Keyif, Sağlık
- Çeşitkenar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çokgen
- Abi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağabey, Aka
- Grup kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Camia, Deste, Hizip, Kol, Küme, Öbek, Saf, Set, Takım, Zümre, Ekip, Türküm, Topluluk
- Şahadetname kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Diploma, Lisans Belgesi, Belge
- Gri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boz, Boz Renk, Kül Rengi, Kır
- Gruplama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kümeleleme
- Âlim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilgin, Bilge
- Katetmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bölmek, Kesmek
- Çardak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hangar, Talvar, Kameriye
- Şanssız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uğursuz
- Kayıtsızlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlgisizlik
- Arınmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Temizlemek, Rahatlamak
- Gebe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boğaz, Hamile, İki Canlı, Yüklü, Aylı
- Kızılyörük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yılancık
- Gözaltı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nezaret
- Sığınma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İltica
- Gözlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Araştırmak, Beklemek, Gözetlemek, İncelemek, İzlemek, Kollamak, Korumak, Müşahede Etmek, Tarassut Etmek, İntizar Etmek
- Kapmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yakalamak, Geçmek, Kıstırmak, Koparmak, Tutmak, Bellemek
- Söz Geçiren kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hakim
- Guard kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Koruma
- Meneşir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hare
- Tomar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Küme, Rulo, Top, Topa, Yığın
- Aktifleşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Etkinleşmek
- Bağır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Göğüs, Ahşa, Ciğer, Döş, Sine
- Akçıl kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beyazımtırak, Solmuş, Aklaşmış
- Prensipli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlkeli
- Vantilatör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Estireç, Yelletke, Fan, Fırıldaklı Yelpaze
- Göynük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yanık
- Yavaş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hızlı Olmayan, Ağır, Asta, Alçak, Hafif
- Eşkal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Biçim
- Avlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yakalamak, Tutmak, Kandırmak, Aldatmak
- Sağlamlaştırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Berkitmek, Perçinlemek
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü