Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Cumbalak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Takla - Karşılıklı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mütekabil, Çapraz, Zikzak
- Dolandırıcılık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Deleduzluk, Fırıldakçılık
- Resmetmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çizmek, İşlemek
- Sakız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çiklet, Ak Reçine
- Değerlendirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fikir Söylemek, Gitmek, Görmek, Kıymetlendirmek, Kullanmak, Rey Yazmak
- Seyran kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gezinme, Gezme
- Işılamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Işıldamak, Parlamak
- Şuursuz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilinçsiz
- Uyuklama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şekerleme
- Atlanılmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Atlanmak
- Cömert kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eli Açık, Verimli, Akı
- Denektaşı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mehek Taşı, Mihenk
- Bitimsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sonsuz, Sonuçsuz, Neticesiz, Sınırsız
- Bedihi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belli, Bayık, Besbelli, Apaçık
- Hekim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doktor, Tabip, Sagan, Atasagun, Otacı, Sağbilge
- Tatbikatçı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uygulamacı
- Azar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Paylama
- Sulhperver kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Barışçıl, Barışsever
- Kolye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boyunbağı, Gerdanlık
- Rotasyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Döngü
- İstiklal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağımsızlık
- Toraman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tombul, İri Yapılı, Genç İrisi
- Kalaba kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kalabalık
- Buruk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büklüm, Diş Kamaştırıcı, Tosun, Fazla Kekre, Tadı Kekre Olan
- Tabi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağımlı, Bağlı; Doğal, Saf, Katıksız; Elbette, Pek Açıktır Ki, Kuşkusuz
- Ordu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kalabalık, Koşun
- Pompa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şişireç
- Tepinmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Debelenmek
- Partal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yalan
- Burağan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hortum
- Birikmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üşüşmek, Yığılmak, Yığışmak, Toplanmak
- Gına kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Usanç, Bıkma, Bolluk, Yetinme
- Mukavele kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Antlaşma, Kontrat, Sözleşme, Konuşuk
- Refahlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müreffeh, Rahat
- Yarı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nısıf
- Çarpık Çurpuk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eğri Büğrü
- Sıvamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Küfretmek, Okşamak, Sıvalamak, Sıvazlamak
- Gıcırı Bükme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlamsız, Yersiz, Zoraki
- Bilhassa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özellikle, Hele, Her Şeyden Önce, Başta, Özellikle, En Çok, Mahsus, Alelhusus, Hususiyle
- Banliyö kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çevre, Dolay, Yörekent
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü