Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Bunal�m ile ilgili kayıtlı bilgi bulunamadı! - Mestur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gizli, Kapalı, Örtülü
- Nakit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Para, Akçe, Akça, Likit
- Kilolu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağır, Şişman
- Klan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boy
- Göç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taşınma, Nakil, Muhaceret, Hicret
- Hakikat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Asıl, Doğru, Esas, Gerçek, Gerçekten
- Kanaat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşünce, İnanç, Kanı, Kanıklık, Soğum, Yetinme, Doyum
- Misilleme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dengiyle Karşılama
- Kutur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çap; Köşegen
- Ötelenme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İntikal
- Softa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağnaz, Yobaz
- Ferih kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Neşeli
- Müstehcen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Edepsizce, Açık Saçık
- Tescil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yazma, Kütüğe Geçirme
- Küçük Bacı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kardeş
- Bağlaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İttifak Etmek
- Aksaklık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arıza
- Sinirli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Asabi, Huysuz, Gergin
- İnsirafi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bükülgen
- Sıkıntı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kasvet, Meşakkat, Ruhsal Yorgunluk, Sendrom, Cefa, Çile, Düşünce, Ezgi, Eziyet, Fırtına, Gaile, Hâl, Hüzün, Kahır, Kambur, Karanlık, Keder, Kor, Külfet, Mesele, Mihnet, Problem, Rahat, Sancı, Sorun, Usanç, Zaruret, Zehir, Zor, Tedirginlik, Eza
- Gücendirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İncitmek, Yaralamak, Kırmak
- Civanmert kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mert Yaradılışlı, Yiğit
- Tarası kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yandaş
- Çığlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Feryat, Figan, Acı, Bağırtı, Çığırtı, Vaveyla
- Onarmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzeltmek, Tamir Etmek, Yapmak
- Anemometre kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yelölçer, Akışölçer
- Yalpa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sallanma, Eğilme
- Gamze Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kırıtmak
- Lahza kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı An, Göz Kırpımı
- Serseri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Avare, Aylak, Başıboş, Kuşkulu, Hayta
- Döngel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muşmula
- Başnazır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başbakan
- Kodifike kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzenlenmiş
- Lığ kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alüvyon
- Serin Kanlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Soğukkanlı
- Teehhül Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Evlenmek
- Sayvan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sarkık Örtü; Kulak Kepçesi
- Fakirce kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yoksul
- Kutup Yıldızı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Demir Kazık
- Abıhayat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bengi Su, Dirim Suyu
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü