Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Belli Belirsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hafif - Otantik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Orijinal
- Yatkın Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaraşmak
- Sızıldanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sızlanmak
- İğrenme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İkrah
- Varsayım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Faraziye, Hipotez
- Vesvese kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kuruntu, Şüphe, İşkil, Evham, Kuşku
- İclas kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Celse, İçtima, Meclis, Oturum
- Tahteşşuur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şuuraltı, Bilinçaltı
- Org kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Erganun
- İptal Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozmak
- Multimedya kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çokluortam
- Lünet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gözlük
- Kraliçe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ece
- Hikâyecik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fıkra
- Önad kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıfat
- Görmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fark Etmek, Almak, Anlamak, Bakmak, Çıkmak, Değerlendirmek, Gezmek, İzlemek, Karşılaşmak, Kavramak, Rastlaşmak, Seçmek, Seyretmek, Sezmek, Vermek, Yaşamak
- Mudi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yatırımcı
- Teessürat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İzlenim
- Sanki kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güya, Sözde
- Âşıklı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşkün
- Nedamet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pişmanlık, Yerinme
- Yığıp Bağlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Paketlemek
- Şantaj kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Korkutma, Gocundurma
- Evetlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Onaylamak
- Sadakatsizlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İhanet
- Filika kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cankurtaran Sandalı
- Mecmu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bütün, Hep, Toplam
- Tutmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağrımak, Alıkoymak, Avlamak, Bağlamak, Başlamak, Beğenmek, Benimsemek, Bürümek, Girişmek, İzlemek, Kalmak, Kaplamak, Kapmak, Kavramak, Kullanmak, Müdafaa Etmek, Saklamak, Sarmak, Saymak, Sunmak, Taraftar Olmak, Tutuklamak, Uğramak, Ulaşmak, Varmak, Yakalamak, Yapışmak, Yapmak, Yenmek, Yönelmek, Zapt Etmek
- Delgeç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Delecek, Deşikaçan, Zımba
- Sükût kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Susku, Susma, Sessizlik, Konuşmama, Söz Söylememe
- Çımkırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pislemek
- Filolog kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dilbilimci
- Hadden Artık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşırı
- Yaçın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fotoğraf, Kılık
- Olgunlaşma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tekâmül
- İkiyüzlülük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Riya
- İzlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eğlenmek, Gelmek, Görmek, Gözlemek, Gütmek, İncelemek, Koşmak, Kovalamak, Seyretmek, Takip Etmek, Tutmak
- Yorgan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Denk
- Muhataralı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tehlikeli
- Satürn kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sekendiz, Zühal
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü