Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Bala kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yavru, Çocuk - Kıtlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Azlık, Kesat
- Plan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşünce, Tasarı, Düzenek, Jospar, Çekim, Maksat, Niyet, Tasavvur, Kurampa
- Falsolu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yanlış
- Zıkkım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağı, Zehir, Acı
- Yaraşan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Layık, Yaraşıklı
- Eciş Bücüş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çarpık Çurpuk, Eğri Büğrü
- Müzik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çalgı, Musiki
- Online kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çevrimiçi
- Fiil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Amel, Davranış, Eylem, Hareket, İş, Edim
- Delicik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gözenek, Mesame
- Alaylı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görkemli, Gösterişli, Müstehzi
- Tescil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yazma, Kütüğe Geçirme
- Taciz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tedirgin Etme
- Gözetmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Korunmak, Bakmak, Beklemek, Himaye Etmek, Kayırmak, Kollamak, Korumak, Kovmak, Sakınmak, Özen Göstermek, Himaye Etmek, Müterakkip Olmak
- Aymaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilgisiz, Gafil
- Feyz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Verimlilik, Bereket, Gürlük
- Fenalaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağırlaşmak, Kötüleşmek
- Tehcir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sürme, Göçürme
- Filozof kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşünce Bilimci, Felsefeci, Feylesof, Düşünür
- Sadrazam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başbakan, Başvezir, Sadır
- İndividüel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bireysel
- Paha kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değer, Eder, Fiyat, Karşılık, Kıymet
- Abırsız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Edepsiz, Hayasız, Utanmaz
- Kırkmerdiven kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dik Yokuş
- Kukumav kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Baykuş
- Torpil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arka, Havadar, Kömek
- İz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alamet, Bulaşık, Çığır, Delalet, Emare, Eser, Kanıt, Nişan, Yer, İm
- Menşur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nişancı
- Payize Kalmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İkmale Kalmak
- Kasavet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaygı, Sıkıntı, Tasa, Üzüntü
- Bırakmamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tutmak
- Dümbük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pezevenk
- Göçürme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nakil
- Celi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açık, Aşikâr, Parlak
- Kaçmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayrılmak, Sızmak, Uzaklaşmak, Benzemek, Girmek, Kaçınmak, Kırmak, Koşmak, Sıvışmak, Tüymek, Yok Olmak, Firar Etmek
- Candan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İçtenlikli, İçten, Samimi, Yürekten, Gönülden
- Duraç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaide
- Şalvar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tuman, Pantolon
- Taviz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güzeşt, İvaz, Karşılık, Ödün, Ödünleme
- İbare kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sözce
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü