Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Ba��rma ile ilgili kayıtlı bilgi bulunamadı! - Reddetme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İade
- Nevazil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nezle, İngin, Duma
- Nazaran kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Göre
- Tetkik Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Araştırmak, İncelemek
- Pekleşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Katılaşmak, Sertleşmek
- Urba kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Giysi
- Cevahir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cevher, Elmas, Mücevher
- Sandık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kasa
- En Adi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlkel
- Zahmet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güçlük, Sıkıntı, Çile, Yorgunluk
- Nadinç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Haşarı, Haylaz
- Cezrî kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kökten
- Mütemadiyen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sürekli, Aralıksız, Devamlı, Ara Vermeden, Artsız Arasız, Biteviye
- İnşa Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dikmek, Kurmak, Yapmak
- Tedariklemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sağlamak
- Tecil Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ertelemek
- Edebiyatçı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yazıncı, Yazınbilimci
- Cimri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pinti, Hasis, Eli Sıkı, Ekti, Kısmık, Nekes, Sıkı, Varyemez
- Bestekâr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Besteci, Ezgici, Kompozitör
- Damping kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşürüm, İndirim, Ucuzluk
- Sistem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dizge, Düzen, Ayar, Yöntem, Dizim, Cümle, Tertibat, Yol, Takım, Öğreti
- Çıban kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Apse, Baş
- Sesteş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eş Sesli
- Yakarmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yalvarmak, Niyaz, Tazarru, Hahiş Etmek
- Münazaa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekişme, Düşmanlık, Kavga, Münakaşa
- Kır Vermek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kırıtmak
- Rasyonalizm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Usçuluk
- Mürteci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gerici, Kaytak
- Yeter kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kâfi, Yetişir, Yeterli, Bes
- Sunu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arz, Takdim
- Yapı Yeri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şantiye
- Ezcümle kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kısaca, Başlıca, Belli Başlı Olarak, Esas Olarak; Örnek Olarak
- Dindirme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sorgulama
- Tasvir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Betimleme, Betim, Resim
- Ekincilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tarım, Ziraat
- Adsorpsiyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yüze Soğurma
- Döşemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekmek
- Hain kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zararlı, Alçak, Hıyanet Eden, Kötücü
- Zorba kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Derebeyi, Baskıcı, Acımasız
- Yastamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dayamak, Yaslamak, Atfetmek, Hamletmek
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü