Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Azg�n ile ilgili kayıtlı bilgi bulunamadı! - Dehşetengiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Korkunç
- Ekonomist kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İktisatçı
- Taşlama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hakaret, Hiciv
- Kabarma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gelgit
- Feodal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Derebeylik
- Sekendiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Satürn, Zühal
- Güç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağır, Bilek, Can, Çetin, Derman, Fer, Hâl, Hız, Kudret, Kuvvet, Mecal, Müşkül, Sarp, Takat, Zor, Efor
- Futbol kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayak Topu
- Müşevveş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karışık
- Komuta kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kumanda
- Büyüteç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büyütücü, Lup, Pertavsız
- Mıh kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çivi, Mismar, Üvendire
- Ayrıklık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İstisna
- Ayrılmış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İçin
- Leken kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teğel
- Asalak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Parazit, Tufeyli, Abacı, Ekti, Otlakçı
- Ahkâm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yargı(lar), Karar(lar)
- Uyuşmuş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uyuşuk
- Orantı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oran, Orta, Tenasüp
- Ardıl kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mütevali, Halef, Arda, Ardışık
- Beş Altı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Biraz, Birkaç
- Abla kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büyük Bacı, Aba, Bacı, Mama
- Benzemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Andırmak, Okşamak, Sanısını Uyandırmak, Gibi Görünmek, Çalmak, Dönmek, Göstermek, Kaçmak, Kesilmek, Yaklaşmak
- İnanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilmek, Güvenmek, Kani Olmak, Yutmak, İman Etmek
- Hidayet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğru Yol
- Gözsüz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görme Engelli
- Teftiş Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Denetlemek
- Danışma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müracaat, İstişare, Müzakere, Müşavere, Konuşma
- Yellenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Osurmak
- Kanun Dışı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yasa Dışı
- Düzenbaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hilekâr, Hileci, Düzenci
- İlan Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yayımlamak
- Polis kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kolluk, Kollukçu, Zabıta, Sakçı
- İmtiyazlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayrıcalıklı, Muaf
- Tiyatro kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Temaşa
- Çökme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Göçük
- Nakıs kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eksi, Eksik, Noksan
- Kerem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Soyluluk, Ululuk, Büyüklük, Asalet; İyilik, Lütuf
- Saz Şairi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ozan
- Burun Otu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Enfiye
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü