Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Ar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Utanma, Utanç - Tereddi Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yozlaşmak
- Ekinci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çiftçi, Rençper
- Samimiyetsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İçtenliksiz
- Şürekâ kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taraftar
- Tespit Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belirlemek, Saptamak, Vermek
- Obsesyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Takınç
- Vuruşma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müsademe, Dövüş
- Lakırtı Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Konuşmak
- Noksan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eksik, Eksiklik, Kusur, Natamam, Yarım
- Zühal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sekendiz, Satürn Venüs
- Bahsetmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Konuşmak, Söz Söylemek, Söz Etmek, Temas Etmek
- Mutabık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Birge, Uygun, Yekdil, Uyumlu, Özdeş, Uyuşmuş, Uygun Olan
- Onay kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tasdik, İcazet, İzin, Doğrulama, Gerçekleme, Uygun, Yerinde, Muvafık, Münasip
- Sallandırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Asmak
- Kils kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kireçtaşı
- Yetim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Babasız, Öksüz
- Gün kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çağ, Devir, Gündüz, Güneş, Sıra, Tarih, Zaman
- İlave kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Katma, Ekleme, Ulama, Ek
- Zorluklar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müşkülat
- Teolog kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dinbilimci
- Doğu Bilimi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şarkiyat
- Nanay kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yok
- Belirti kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alamet, İşaret, İm, Simge, Sembol, İpucu, Belgi, Araz, Nişane, Emare, Gösterge, Koku, Nişan, Tezahür
- Kansızlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anemi
- Mehabetli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büyük, Ulu, Yüce
- Çıngıl kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çakıl
- Tahta Biti kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tahtakurusu
- Elde Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Almak, Çıkarmak, Sağlamak, Temin Etmek, Ulaşmak, Uydurmak
- Kontrol Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Denetlemek, Ölçmek
- İntizam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzgünlük, Düzen, Çekidüzen
- Ormangülü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açalya
- Cavlak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tüysüz, Çıplak, Boş, Örtüsüz
- Sûr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boru
- Lüzum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İhtiyaç, Gerek, Hacet, İcap, Gereklik
- Germek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekmek, Uzatmak
- Selbetmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kapmak
- Problemli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sorunlu
- Sıvaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıvışmak
- Meyan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ara, Orta
- Haliç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Koy, Körfez
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü