Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Alalamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gizlemek - Suizan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kuşku
- Aksiyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Etki, Etkime, Eylem, Hareket, İş
- Arz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sunmak, Sunum, Bilgi Verme, Yeryüzü, Yerküre, Yer Yuvarlağı, Dünya, En, Maruzat, Yer
- Evecen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aceleci, Evegen
- Tınlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çınlamak
- Bavul kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Camedan
- Enkaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yıkıntı, Çöküntü, Döküntü, Harabe, Harabelik
- Gerdanlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boyunluk, Gerdanbent
- Düze kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doz
- Güdü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saik
- Yetiştirici kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müstahsil, Üretici
- Resi Bey kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başkan
- Karaniyoloji kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kafatasıbilim
- Özet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hülasa, Sonuç
- Septik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kuşkucu
- İşitilmedik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fevkalade
- Adilane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Adaletçe, Hakça, İnsaflıca
- Ekstrem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşırı, Uç, En Uç, En Son; Aşırı, Müfrit
- İkrah kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İğrenme, Tiksinme
- Kanunvericilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yasama
- Geriz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lağım
- Açık Artırma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Artırma, Müzayede
- Düdüklemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aldatmak
- İdrak Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Algılamak, Anlamak, Erişmek, Kavramak, Ulaşmak
- Kıyamet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Afet
- Çarpmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vurmak, Hızla Değmek, Başına Geçmek, Atmak, Çalmak, Çırpmak, Dövmek
- Projeksiyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İzdüşüm, Gösterim, Yansıtma
- Tercüme Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aktarmak, Çevirmek
- Yer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mahal, Mekân, Orun, Alan, Arazi, Arsa, Arz, Belde, Bucak, Durum, Dünya, Görev, İz, Konum, Makam, Mevki, Mevzi, Nokta, Önem, Taraf, Ülke, Vaziyet, Yan, Zemin
- Âdet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gelenek, Töre, Görenek, Alışkı
- Konu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bahis, Husus, İş, Laf, Mevzu, Sayfa, Sermaye
- Facia kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Afet, Fecaat, Acıklı Olay, Bela; Trajedi, Drama, Ağlatı, Çok Acıklı Tiyatro Oyunu
- Kafa Dengi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kafadar
- Sözde kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güya, Sanki
- Sohbet Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Konuşmak
- Sayılamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İstatistik, Numaralamak
- Benzerlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Birlik
- İptal Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozmak
- Başkalık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayrım, Fark
- Ezbere kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilmeden, Ezberden
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü