Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Aklamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İbra Etmek, Temize Çıkarmak, Beraat Ettirmek, Beraat Kazandırmak - Katman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kat, Tabaka
- Hadım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kısırlaştırılmış
- İrmik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İri Un, Yarma
- Su Taşkını kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sel
- Yöneltme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tevcih
- Erköyün kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şımarık
- Zehirsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağısız
- Endikasyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belirti
- Büyük Anne kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nine
- Racon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fiyaka, Gösteriş, Usul, Yol, Yöntem
- Şehamet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yiğitlik
- Labirent kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dolangaç
- Büyüyememek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Küsmek
- Vakum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boşluk
- Bonkör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cömert, Eli açık, İyi Yürekli
- Toplaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Toplanmak
- Vasl kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ulama
- İntikal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geçme, Geçiş, Geçit, Anlama, Kavrama
- Mukaddesat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kutsallıklar
- Hitam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Son, Bitim
- Havmana kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çayırlık
- Çatlatmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yarmak, Kıskandırmak, Sıkıntı Vermek
- Emperyalist kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yayılımcı, Sömürgeci
- Oturak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kötürüm, Ördek, Taban, Yerleşik, Lazımlık, Mütekait, İskemle
- Sömürge kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müstemleke, Koloni
- Yüklenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taşımak, Üstlenmek, Yıkılmak, Zorlamak
- Bölme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayırma, Taksim
- Akse kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kriz
- Dörtlü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Murabba
- Gerekçe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Delil, Esas, Münasebet
- Seziş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Feraset
- Yıpranmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eskimek, Aşınmak, Harap Olmak
- Gücük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bodur, Kısa
- Gezge kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karakol, Devriye
- Müşevveş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karışık
- Şırlağan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akıntı
- Tüysüz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kabak
- Müvezzi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dağıtıcı
- Örenlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Harabelik
- Düşünmeden kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ezbere, Gözü Kapalı
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü