Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Abullabut kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hantal, Kaba - Meknuz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saklı
- Sarıkız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Esrar, İnek
- İhtiyat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sakınım, Yedek
- Karalama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müsvedde
- Alçak Gönüllülük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tevazu
- Yasama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kanunvericilik, Teşri
- Doğrultu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İstikamet, Yön, Cihet, Taraf
- Düşünülmüş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hesaplı
- Tekzip kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yalanlama, Düzeltme
- Çalkalamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çalkamak, Elemek
- Deva kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlaç, Çare, Em
- Avantür kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Macera, Serüven
- Ayıtmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Söylemek
- Tahrif Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozmak, Değiştirmek
- Erkan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İleri Gelenler, Üstler, Büyükler, Kurallar, Yol, Yöntem, Temeller, Esaslar
- Güzün kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sonbaharda, Payizde
- Hırıltı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kavga
- Akıl kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Us, Bellek, Beyin, Düşünce, Hatır, Kanı, Karın
- Kıskançlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Haset
- İzinli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mezun
- İlistir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Süzgeç
- Musibet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Felaket, Uğursuz
- Tam Yol kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Süratli
- Yani kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şu Ki, Demek, Bu Demek Ki, Şu Demek Ki, Sözün Kısası, Doğrusu
- Dağılmış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozgun, Mahlul
- Huriş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Katık
- İhsas kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İma
- Tatlılıkla kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tatlı
- Kötücü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hain
- Memnu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kadağan, Yasak, Yasaklanmış
- Ocumak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekinmek, Ürkmek
- Rest Çekmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Meydan Okumak, Son Sözü Söylemek
- Asansör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Götürge
- Zira kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çünkü
- Ahlaksız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sefil, İffetsiz, Namussuz, Düşkün, Soysuz
- Girinti kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tırtıl
- Ambargo kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Engelleyim, Yasal Yasak
- Ketmen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çapa
- Zaman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vakit, Süre, Müddet, Devir, Dönem, Mevsim, Çağ, Bugün, Dakika, Devran, Gün, Saat
- Uyarmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dürtmek, Haberdarlık Etmek
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü