Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Hata kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Galat, Günah, Kusur, Suç, Yanılgı, Yanlış, Yanlışlık, Zühul, Ağdık, Yanılma - Kâğıt Torba kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kese Kâğıdı
- Oportünizm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fırsatçılık
- Kılıç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tığ
- Traktör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Motor
- Kaynatmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Konuşmak
- Öyleyse kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bari, O Hâlde
- Helezon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Helis, Kıvrımlı, Yılankavi
- Geçmiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dün, Evvel, Geri, Mazi
- Teavün kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yardımlaşma
- Kitapsız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zalim
- Zıtlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karşıtlık, Tezat
- Yatışma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sükunet
- Ad kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İsim, Nam, Şöhret, Ün
- Dirlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geçim, Hayat, Huzur, Sağlık, Varlık, Refah, Yaşayış, Erinç
- Üzüntü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Istırap, Acı, Dert, Elem, Ezgi, Gaile, Gam, Karanlık, Kaygı, Keder, Kor, Tasa, Teessür, Usanç, Yara, Yeis, Dem
- Göz Atmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Göz Gezdirmek
- Çatal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayrıç, Çengel, Haça, Yol Ayrıcı
- Farenjit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yutak Yangısı
- Zillet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alçalma, Aşağılık
- Dayanıklılık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Metanet
- Hâk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Toprak
- Ara Bozuculuk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fesat
- Mütehassıslık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uzmanlık
- Felçli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnmeli
- Öksürmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yötelmek
- Gicişme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uyuz
- Reform kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzeltme, İnkılap, Islahat, Düzeltim, Yeğleme
- Gücendirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İncitmek, Yaralamak, Kırmak
- Patırtı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gürültü, Kargaşa, Hengâme, Şamata
- Bando kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mızıka, Takım, Topluluk
- Yazma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tahrir, Yazma Nüsha, Kabakulak, Kompozisyon, Çit, Değirmi, Baş Örtüsü, Yemeni
- Teslim Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bırakmak, Devretmek, Terk Etmek
- Yakışmamış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eğreti
- Kayısı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Erik
- Şarj kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dolum, Yükleme
- Kürk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gocuk
- Sûr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boru
- Vibrasyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Titreşim
- Tayyareci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uçman
- Musibet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Felaket, Uğursuz
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü