Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
�ema ile ilgili kayıtlı bilgi bulunamadı! - Mayi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıvı
- Azgın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Azmış, Azılı, Coşmuş, Taşmış, Ele Avuca Sığmaz, Haşarı
- Arkalamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Korumak, Arkasına Almak, Yüklenmek, Müzaheret etmek
- Papuççu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayakkabıcı
- Umma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ümit
- Hırt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ahmak, Budala, Sersem
- İlk Yardım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acil Yardım, Tacilî Yardım
- Günahlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Günahkâr
- Mimarlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mimari
- Hülya kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kuruntu, Hayal
- Ulaşım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alaka, Rabıta, Temas, Aktarma, Münakale, Gidiş Geliş
- Kılıklı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güzel, Temiz
- İhvan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yakın Dostlar, Arkadaşlar, Eş Dost
- Gazete kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sütun
- Doğurgan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dişi, Velut, Verimli
- Şanjan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yanardöner
- Vibrasyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Titreşim
- Pupa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kıç
- Teberru Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağışlamak
- Bilhassa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özellikle, Hele, Her Şeyden Önce, Başta, Özellikle, En Çok, Mahsus, Alelhusus, Hususiyle
- Gerçekleştirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hazırlamak, Yapmak
- Sarkmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sallanmak, Uğramak
- Strateji kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İzlem, Sevkülceyş
- Siz Dizimi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sentaks
- İnhisar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müstemlekecilik, Tekel
- Tazyik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Basınç, Baskı, Zorlama, Sıkıntı Verme, Sıkıştırma
- Dolikosefal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uzun Kafalı
- Fütur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bezginlik, Usanç, Umutsuzluk
- Pislik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kir, Dışkı, Kötü, Necaset
- Reçete kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çare, Nüsha, Yol, Yöntem
- Hapsane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Türme
- Yalaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yalım, Alaz, Alev
- Mest kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sarhoş, Kendinden Geçmiş
- Kontekst kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağlam, Çevre
- Harap kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yıkık, Bitkin, Laçka, Perişan, Viran, Yorgun
- Cebr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zor
- Cezbetmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hayran Etmek, Göz Almak, Çekmek, Bağlamak, Etkilemek
- Bitkin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yorgun, Halsiz, Bitap, Güçten Düşmüş, Harap, Tapsız, Turşu, Üzgün
- Titizlenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öfkelenmek
- Sıkıştırma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tazyik
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü