Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Demek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Buyurmak, Düşünmek, Erişmek, Saymak, Ummak, Yeltenmek, Ses Çıkarmak, Söylemek, Söz Söylemek, Şu Halde, Öyleyse - Alevlenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Harlamak, Öfkelenmek
- Çoktan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eskiden, Uzun Zamandır
- Öncü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bayrak, Birinci, Kılavuz, Önder, Pişdar
- Hall kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çözüm
- Boca Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boşaltmak, Dökmek
- Gündüzsefası kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kahkaha Çiçeği
- İhraç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıkarma, Dış satım, Gönderme
- Sungu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Armağan, Takdime
- Almanak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yıllık
- Bir İki kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Birkaç
- Reva kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Layık, Uygun, Yerinde, Yaraşır, Yakışır
- Teşkilat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kuruluş, Örgüt
- Kabullenememek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yutkunmak
- Sakatat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İçalat
- Mahlut kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karışım, Katışık
- Nifak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geçimsizlik, Anlaşmazlık, Ara Bozuculuk, Ayırga, Ara Açıklığı, Karıştırıcılık, İkiyüzlülük
- Gül Destesi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Buket
- Mazlum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ezgin, Çilekeş, Kıyıma Uğratılmış, Zulüm Gören
- Zarif kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nazik, İnce, Hoş, Albenili
- Balalık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rahim
- Nitelik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boyut, Damga, İlim, Kalite, Keyfiyet, Mahiyet, Renk, Vasıf
- Apse kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıban, İltihap, İrin Birikimi
- Büyüme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nema
- Arızalanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozulmak, Sınmak
- Piyaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Soğan
- Rençber kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çiftçi, Irgat, Gündelikçi, Eğner, Tarım İşçisi
- Organize Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Örgütlemek
- Fukaralık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yoksulluk, Güçsüzlük
- Atışma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Münakaşa, Tartışma, Kavga
- Realite kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gerçek, Gerçeklik
- Şato kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Köşk
- Bıkkınlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Usanç
- Ürün kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yapıt, Önüm, Eser, Hasılat, Mahsul, Meyve, Semere
- Yersiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gereksiz, Boşuna, Abes, Anlamsız, Fuzuli, Uygunsuz
- Kayran kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alan
- Keçe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çadır
- Bozulmuş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozgun, Yoz
- Ölmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geçinmek, Gitmek, Göçmek, Solmak, Yürümek
- Sarma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dolma, İstila
- Perşembe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cuma Akşamı
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü