Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Aka kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağa, Ağabey, Büyük - Saltık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Salt, Mutlak; Azat, Hür
- Yapıp Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yapmak
- Anaç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İri, Kart, Kurnaz
- Çakmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vurmak, Anlamak, Sezinlemek, Bilmek, Mıhlamak, Saplamak
- Alımlı Çalımlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gösterişli, Güzel
- Güdülebilen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güdümlü
- Katlanma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Devrim, Tahammül
- Kayırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Korumak, İltimas Etmek, Gözetmek, Himaye Etmek, Himayecilik Etmek, Kohumbazlık Etmek, Himmet Etmek
- Kara Yağız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sağlıklı, Güçlü, Gürbüz
- İtiraf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açıklama, Söyleme, Bildirme
- Gözü Sulu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gevrek, Nazik Yürekli
- Üslup kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Biçem, Hava, Tarz, Stil
- Endaze kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ölçü
- Umulur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muhtemel
- Kömek Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Desteklemek
- Sapılca kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sahan
- Paspal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Parsal
- İşleyen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fail
- Mahveden kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tüketici
- Belirten kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tamlayan
- Azılı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Azgın, Yaramaz, Korkunç
- Mütecessis kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Araştırıcı, Meraklanan, Meraklı
- Haykırış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Feryat
- Kesenekçi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mültezim
- Pekişmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Artmak, Çoğalmak, Katılaşmak, Sertleşmek
- Göğüslük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Önlük
- Konveks kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dışbükey
- Muallak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Asılmış, Asılı; Bağlı, Bağınlı
- Bone kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başlık
- Sevişmezlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zıddiyet
- Entegre kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tümleşik, Bütünleşik
- Eğri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çap, Çarpık, Muavveç; Eğmel, Mukavves; Eğik, Mail; Doğru Olmayan, Münhani; Eğmeçli, Mukavves
- Sedimatolojik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tortulbilimsel
- Milimi Milimine kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tam
- Doygu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rızık
- Tazammun Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İçermek
- Piyale kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kâse
- Asmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tutturmak, Sarkıtmak, Sallandırmak, Takmak, Boş Vermek, Ertelemek, Bırakmak, İdam Etmek, Çekmek
- Çeri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Asker
- Yakalanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kazanmak
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü