Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
�abuk ile ilgili kayıtlı bilgi bulunamadı! - Ecel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaşamın Sonu, Ölüm Zamanı
- Oturuşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yatışmak
- Mukavemet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Direnç, Direniş, Dayanak, Dayanma
- Edebi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Edebiyata İlişkin, Yazınsal, Betiksel
- Halta kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tasma
- Âşıktaşlık Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oynaşmak
- Varsıl kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zengin, Varlıklı
- Tıpkıbasım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Faksimile
- Dadanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alışmak
- Tatlılıkla kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tatlı
- Gaga kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağız, Dimdik
- Bir Tahtada kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yekten
- Ünite kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Birim
- Asalet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Soyluluk, Asillik, Alicenaplık, Neciplik
- İntizamlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzenli
- Buzçözer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Defroster
- Tabakhane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sepi Yeri
- Kampanacı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzenbaz, Hilekâr, Sahtekâr
- Kapela kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şapka
- Hassa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hasiyet, Özellik
- Büyüme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nema
- İmport kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dışalım
- Yalabık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Parlak, Parıltı, Güzel, İkiyüzlü, Kaypak, Sevimli, Şimşek, Yakışıklı, Oynak Alev
- Reisicumhur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cumhurbaşkanı
- Musandıra kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yüklük
- Harcamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dökmek, Ezmek, Geçmek, Kullanmak, Sarf Etmek, Tüketmek, Vermek, Yemek, Yok Etmek, Öldürmek, Feda Etmek
- Değerli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Altın, Kalburüstü, Kibar, Kıymetli, Muteber, Saygınlık
- Giysi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıkarmak, Çul, Don, Elbise, Entari, Giyecek, Giyim, Kıyafet, Paltar, Üst, Üzeri, Libas
- Başöğretmen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müdür
- Kalem Efendisi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kâtip
- Örgen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Organ, Uzuv
- Muştulamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müjdelemek
- Bilen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alim
- Dürüşt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kırıcı, Sert
- Okşayıcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güzel, Yumuşak
- Parke kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Parke Taşı
- Diri Diri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taptaze
- Müşekkel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gösterişli, İri
- Ölüm Cezası kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İdam
- Koçu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kabadayı
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü