Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Plak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Plaka - Titremek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sallanmak, Zangırdamak
- Efor kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Emek, Çaba, Güç
- Skor kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Durum, Sonuç, Sayı
- Müfessir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yorumcu, Açıklamacı, Tefsirci
- Önerme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teklif
- Çıkartmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sökmek
- Gazlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaçmak
- Tebessüm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gülümseme, Gülücük
- Israr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Direnme, Üsteleme, Üstünde Durma, Bekinme
- Fay kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kırık
- Eleman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öğe, Unsur
- Halk Avcılığı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Demagoji
- Kolye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boyunbağı, Gerdanlık
- Ziyaret Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görmek, Uğramak
- Öğrenimli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Okumuş
- Şekerrenk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Soğuk
- Ölçüsünde kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kadar
- Bırakışmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mütareke Yapmak
- Oldukça Çok kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Epey
- Arkadaşlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dostluk, Yârenlik, Yoldaşlık, Refiklik, Tomdaşlık, Hempalık, Omuzdaşlık, Ünsiyet, Şeriklik
- İhvan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yakın Dostlar, Arkadaşlar, Eş Dost
- Allah kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tanrı
- Küşat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açma
- Pislik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kir, Dışkı, Kötü, Necaset
- İdman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Jimnastik, Spor, Bacanma, Bacanış
- Âbi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Benefşevi, Gök, Mavi
- Yaşamöyküsü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Biyografi
- Mecburen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zorunlulukla
- Ulusal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Milli, Ulusluk
- Medenilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uygarlık
- Şano kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sahne
- Zehir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağu, Ağı, Sem, Acı, Keder, Ot, Sıkıntı, Zıkkım
- Tentene kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dantelâ, Dantel
- Saçma Sapan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Abuk Sabuk, Düşüncesizce
- Olur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rıza, Muvafakat, Evet, Olabilir, Tamam, Yakşı
- Zarar Vermek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dokunmak, Kötülük Etmek
- Öğle kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gün Ortası, Öğlen, Öğle Vakti, Günorta, Öğle Ezanı, Öğle Namazı
- Lağvolmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaldırılmak
- Yoğrulmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yamulmak
- Yalnızlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vahşet, Kimsesizlik, Issızlık
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü