Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
��ne Vurmak ile ilgili kayıtlı bilgi bulunamadı! - Leksikoloji kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sözcükbilim
- Düzme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzmece, Sahte, Uydurma
- Peşkeş Çekmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Peşkeş Etmek
- Kandal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pranga
- Embriyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dölüt, Oğulcuk
- Şaşkın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şaşırmış, Budala, Hindi, Sersem, Akılsız
- Karalamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yazmak, Çizmek, Leke Sürmek
- Akrostiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Adlık
- Acemi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Toy, Bilgisiz, Deneyimsiz, Yabancı, Amatör, Müptedi, Tor
- Efe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağabey, Kabadayı, Yiğit, Zeybek
- Hükûmet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İktidar
- Merhametsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vicdansız, Acımasız, Gâvur, Kalpsiz, Katı, Gaddar
- Soygunçu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şaki
- Kurulma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teşekkül
- Tezelden kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çabucak
- Efkârlanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üzülmek, Tasalanmak, Kaygılanmak
- Evlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hanelik
- Gelişigüzel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rastgele, Özensiz, Yarım Yamalak, Sudan, Gönülsüz, Üstünkörü, İtinasız
- Pek Az kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ender, Nadir
- Ar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Utanma, Utanç
- Övünme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gurur, İftihar, Kıvanç, Övünç
- Kail Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnanmak
- Sıbyan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çocuk
- Gece kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akşam, Geceleyin, Tün, Şeb
- Beyhude kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boşuna, Yararsız, Anlamsız, Sonuçsuz
- Melodi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beste, Ezgi, Nağme, Şarkı, İlahi
- Sınaat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zanaat
- Ahir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Son, Sonraki, Sonuncu, En Sonra, Sonunda, Sonra
- Tezyit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Artırma, Çoğaltma
- Kefillik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kefalet
- Sıkıntı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kasvet, Meşakkat, Ruhsal Yorgunluk, Sendrom, Cefa, Çile, Düşünce, Ezgi, Eziyet, Fırtına, Gaile, Hâl, Hüzün, Kahır, Kambur, Karanlık, Keder, Kor, Külfet, Mesele, Mihnet, Problem, Rahat, Sancı, Sorun, Usanç, Zaruret, Zehir, Zor, Tedirginlik, Eza
- Hayıf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Haksızlık
- Lisanî kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dilsel
- Mecbur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zorunlu, Zarurî, Gerekli, Bağlı, Düşkün, Mahkûm
- Cadaloz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Huysuz, Çeneli, Şirret, İfrite
- Tanıtma Yazısı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Jenerik
- Sarmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Almak, Boğmak, Bürümek, Çekmek, Çevirmek, Dolamak, Hücum Etmek, İhata Etmek, Kaplamak, Kucaklamak, Kuşatmak, Örtmek, Saldırmak, Tutmak
- Kara Pazar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karaborsa
- Seviye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzen, Düzey
- Koklaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kokuşmak
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü