Ali Tutkun ile ilgili hikâyeler öyküler

Ali Tutkun ile ilgili hikâyeler öyküler

Affedin Beni Kuşlar (Hayvan Sevgisi)

AFFEDİN BENİ KUŞLAR Köy çocuğu olmak demek, doğayla iç içe bir hayat yaşamak demektir. Hayvanlar, bitkiler, ağaçlar, çiçekler, böcekler? Tüm bunlarla oyun arkadaşı gibi olursunuz. Tek başınıza bile kalsanız, hiç canınız sıkılmaz. Dağda, bayırda, akşama kadar hiç yalnızlık hissetmezsiniz. Benim çocukluğum da böyle geçti. Doğayla...devamını oku

Çöp Tenekesi (Okumanın Önemi)

ÇÖP TENEKESİ (Okumanın önemi) Ben 1980?li yılların çocuğuyum.   Çizgi roman ve çocuk dergisi okumak bizim kuşağın en büyük eğlencelerindendi. Çünkü bizim gün boyu açık olan televizyonumuz, internetimiz, ?x box?ımız, ?play station?ımız, tabletimiz, bilgisayarımız, cep telefonumuz, mp 3, 4, 5?imiz yokt...devamını oku

Gerali Dayı

GERALİ DAYI İzmir?de bir özel hastanenin kafeteryasındayız. Şeker hastası olan annem tahlil için aç olarak kan verdikten sonra, kahvaltı yapmak için birlikte buraya geldik. Zemin katta, büyük kesme taşlardan yapılmış tavanı yarım silindir şeklinde olan yaklaşık elli metre karelik dikdörtken bir mahzen. İki bin, belki de üç bin yıllık olmalı. Restore edilirken aslına sadık...devamını oku

Kuduz (Hayvan Sevgisi)

KUDUZ (Hayvan Sevgisi) -Çocuklar kaçın! Bu tarafa doğru koşun! Bırakın top oynamayı! Kuduz köpek geliyor! Evimizin hemen yanındaki boş arsada iri taşlardan karşılıklı iki kale yapmış, patlak bir lastik topla futbol oynuyorduk. On kişi kadardık. Sesin geldiği tarafa bakınca babamın çiftesini almak için ayakkabılarını bile çıkarmadan bizim eve daldığını gördük. İlk şaş...devamını oku

Tereke

TEREKE (MİRAS) Yokuşu ağır ağır çıktı. Çünkü biraz hızlansa soluk soluğa kalıyordu. Kabullenmek zor olsa da yaş kemale ermiş, yıllar onu yavaş yavaş yaşlandırmıştı. Çok çok uzun yaşamak istiyordu oysa. Hatta hiç ölmemek! Şanslı bir ihtiyardı o. Hep böyle derdi çevresindekilere. Üç evlat büyütmüş, hepsini evlendirmiş, iş güç...devamını oku

Can Dostum

CAN DOSTUM / ALİ TUTKUN Boydak Mehmet için o gün de diğer tüm günlerden farksız başlamıştı. Gece boyunca sızlayan eklemlerinin verdiği ızdırabı duymamaya çalışarak, bir türlü ısınmayan ağır ve nemli, pamuklu yorganın altında bir sağa bir sola dönüp durmuştu. Zaman zaman dalar gibi olduğu anlarda bölük pörçük rüyalar görmüş ama uyandı...devamını oku

Nimet

NİMET Adam yetmiş - yetmiş beş yaşlarında görünüyordu. Çok zayıf ve kamburdu. Elinde kararıp eğilmiş bir baston vardı. Tıraşı çoktan geçmiş olan saçı ve sakalı birbirine karışmıştı. Eski ve kirli bir paltoya sımsıkı bürünmüştü. Ayaklarında bağcıkları bile olmayan eski, yırtık bir postal vardı. Soğuktan morarmış ayaklarında çorap da yoktu. Peşinden yine k...devamını oku

Affedin Beni Kuşlar (Hayvan Sevgisi)

AFFEDİN BENİ KUŞLAR (Hayvan sevgisi) Köy çocuğu olmak demek, doğayla iç içe bir hayat yaşamak demektir. Hayvanlar, bitkiler, ağaçlar, çiçekler, böcekler? Tüm bunlarla oyun arkadaşı gibi olursunuz. Tek başınıza bile kalsanız, hiç canınız sıkılmaz. Dağda, bayırda, akşama kadar hiç yalnızlık hissetmezsiniz. Benim çocukluğum da böyle ge&c...devamını oku

Çolak

ÇOLAK O sene üçüncü sınıfa gidiyordum. Vakit akşam ezanından az öncesiydi. Mehmet Öğretmen, Alim Ağabeyimle bana güreş tutturuyordu. Rahmetli Zeki Gökçe?nin evinin önündeyiz. Ağabeyim beni kaldırdı ve yere attı. Zaten her zaman benden çok daha güçlü olmuştur. Bir kolumun üzerine düştüm. Kolum dirsekten geriye doğr...devamını oku

Nezaket

Bir işim için Kemeraltı?na gitmiş oradan dönüyordum. Bornova istasyonunda metrodan inip otobüs durağına yöneldim. 267 nolu Mevlana Mahallesi otobüsü durakta bekliyordu ama henüz kapısı açık değildi. Belli ki hareket saati daha gelmemişti. Ön kapıdan başlayıp arkaya doğru uzanan bir kuyruk vardı. Ben de kuyruğun en arkasına geçip şoförün kapıyı açmasını b...devamını oku

Dayak

DAYAK Akşamdan beri başı ağrıyordu. Büyük ihtimalle hasta olacaktı, belki olmuştu bile. Akşam yemeğinin üzerinden neredeyse dört saat geçmişti ve her akşam olduğu gibi yine acıkmıştı. Her akşam olduğu gibi bu akşam da yine yatağa aç girmişti. Yatılı okulda dolaba ekmek saklamak yasak olmasına rağmen yine de buna cesaret eden ve şu anda bayat ekmek dilimlerini iştahla kemiren çocukla...devamını oku

Tahra

TAHRA O sene öğretmenimiz: -Çocuklar bu kış sınıflardaki sobalarda yakmak için her öğrenci okula bir eşek yükü odun getirecek, dedi. Daha önce böyle bir şey hiç olmamıştı. Hiçbir öğretmen her öğrenci için bir eşek yükü odun istememişti. Herkes her sabah eline bir odun alır, okula öğle giderdi. Odunlar bayrak direğinin arkasına ...devamını oku

Yeni Bilgelik Öyküleri Hikâyeleri

Ali Tutkun ile ilgili hikâyeler öyküler