Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Yolmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Almak
- Utmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yenmek, Yutmak, Ütmek
- Akıbet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Son, Sonuç
- İmtina Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekinmek, Kaçınmak
- Avane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yardakçı, Yardımcı, Kafadarlar, Yardakçılar
- Piknik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kır Aşı, Seyir, Kır Yemeği
- Kim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ki
- Merkeziyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Merkezcilik, Özeklik, Merkeziyetçilik
- Hudayinabit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kendiliğinden
- Kanun Maddesi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bent, Fıkra
- Sirkülâsyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dolaşım
- Örekçi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mimar
- Yaratma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Halk
- Ödünç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Borç, Veresiye, İvaz, Taviz, İstikraz
- Ortalama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vasat, Vasati, Yaklaşık
- Arıtım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rafinaj
- Şembe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cumartesi
- Polifoni kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çokses
- Marj kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pay
- Taraça kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Seki, Teras, Açık Dam, Set
- Tok Gözlü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gözü Tok
- Somurmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Emmek
- Hali kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boş, Issız, Tenha
- Doğurgan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dişi, Velut, Verimli
- Sinirsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sakin
- Tuzağa Düşürmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aldatmak
- Tevkif Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tutmak, Tutuklamak
- Geçici kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bulaşıcı, Eğreti, Muvakkat, Muvakkati, Öteri, Sari, Yaya, Yolcu
- İlham Almak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Esinlenmek
- Ses Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Seslenmek
- Buhar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Buğu
- Çöllük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çorak
- Durgunluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nekahet, Sükûn, Sükûnet
- Yağlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Semiz
- Proses kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Süreç
- Sözlü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Namzet, Yavuklu
- Hırslı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açgözlü, Fevri, Kızgın
- Saplak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sap
- İklim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Diyar, Ülke
- Şano kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sahne
- Menetmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kadağan Etmek, Yasaklamak
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü