Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Yan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taraf, Cephe, Cihet, Huzur, Kanat, Kat, Kenar, Semt, Taç, Tali, Üst, Yer, Yön, Yüz
- Kalender kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alçakgönüllü, Ehlidil, Rint
- Dışalım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İthalat
- Bilgisizlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cehalet
- Yanaşma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tutma
- Redaktör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzeltmen
- Torun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Neve
- Cennet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aden, Uçmak, Behişt, Uçmağ
- Kefenlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tekfin Etmek
- Vakfe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Duruş
- Mühimsemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Önemsemek
- Tavassut kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aracılık, Ara Bulma, Araya Girme, Aracılık Etme
- Delecek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Delgeç, Deşikaçan
- Dalgı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gaflet, Aymazlık
- Koku Alma Organı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Burun
- Sık Sık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Az Aralıkla, Sık Olarak, Sıkça, Tez Tez
- Kofa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saz
- Habis kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alçak, Soysuz; Tehlikeli, Kötücül, Kötü
- Zenci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Siyahî, Kara Derili
- Örneğin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mesela, Meselen, Söz Gelişi, Söz Gelimi, Örnek Olarak
- Geçenek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aralık, Koridor
- Menkul kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taşınır, Çeke; Söylenegelmiş
- Kayarlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Küfretmek, Sövmek
- İleri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gelecek, Müterakki, Sonra
- Merkez kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Orta, Tarz, Biçim, Özek, İçre, Ortalık, Göbek, Mihrak, Odak
- Pekmen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Milyon
- Böylece kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Böylelikle, Tam Böyle
- Meyus kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karamsar, Üzgün
- Yapı Yeri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şantiye
- İftira Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karalamak
- Şarampol kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çala Çukur
- Utanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekinmek, Ekşimek, Haya Etmek, Korkmak, Sıkılmak, Şişmek
- Karasinek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cibin
- Kıtipiyoz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bayağı, Değersiz, Kötü
- Aydınlatma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tavzih
- Yayınmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yayılmak, Tüymek, Dağılmak, Yaynıkmak, Caymak, Katlanamamak
- Terakki Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlerlemek
- Ekoloji kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çevrebilim, Çevre Bilimi
- Çakışmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kenetlenmek, Bağlanmak
- Günce kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Günlük
- Sehven kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yanlışlıkla
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü