Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Yaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bahar, İlkbahar, Yaz Mevsimi
- Yenme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Galibiyet
- Sırat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yol, Keçi Yolu
- Kesinlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Katiyet
- Eklenmiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ek, İlişik
- Yararlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yarar Sağlayan, Yararı Olan, Yarayışlı, Nafi, Avantajlı, Faydalı, Hayır, İyi, Olumlu
- Bayat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kart
- Hırsızca kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uğruca
- Bilgisizlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cehalet
- Periyot kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Süre, Devir, Dönem, Aralık
- Tufeyli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Virane, Asalak, Ekti, Sığıntı
- Raşelenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Titremek, Ürpermek
- Yadsıma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnkâr
- Lavabo kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yunakça, Ayakyolu, Hela, Musluk, Tuvalet, Yüznumara
- Tevellüt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğma, Doğum
- Ara Sıra kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arada Bir, Arada Sırada, Bazen, Bazı Bazı, Kimi Vakit, Kimi Zaman, Zaman Zaman
- Pıçapıç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fiskos
- Veba kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kolera
- Genç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Jön, Civan, Körpe, Taze, Yaş, Dinç, Toy
- Sadaka kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yardım
- Özgülük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hasiyet, Hassa
- Ponzalamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ovmak, Temizlemek
- Fırıldak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dolap, Düzen, Fırfıra, Fırlangıç, Foya, Hile
- Hesap Pusulası kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hesap
- Menopoz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Âdetten Kesilme, Yaş Dönümü, Âdetgörmezlik
- İnşa Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dikmek, Kurmak, Yapmak
- Emperyalizm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yayılmacılık, Sömürgecilik Yayılımcılık
- Nezaketsizlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kabalık
- Tefeyyüz Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlerlemek, Yükselmek
- İstifham kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Soru
- Can Kuşu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ruh
- Köşe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tun, Bucak, Çene, İbik, Künç, Zaviye, Kuytu, Tenha, Ücra, Korner
- Feyyaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Verimli
- Yapı Yeri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şantiye
- Konut kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ev, Hane, İkametgâh, Menzil, Mesken, Yurt, Eğlek
- İzci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lepirci, Keşşaf
- Kabadayı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yılmaz, Korkusuz, Babayiğit, Külhanbeyi, Dayı, Efe, Koçu, Yürekli
- Hibrit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Melez
- Tetebbu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İrdeleme, Araştırma
- Ambargo kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Engelleyim, Yasal Yasak
- Susmuş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sakit
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü