Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Y�netme ile ilgili kayıtlı bilgi bulunamadı!
- Kanun Maddesi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bent, Fıkra
- Peklik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Direnç, Kabız, İnkıbaz
- Dikit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Stalagmit
- Fecaat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Facia, Musibet
- Mahsus kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilhassa, Aşikâr, Belli, Has, Kasten, Münhasır, Özel, Özellikle, Özgü, Şakadan, Ayrıca, Bile İsteye
- Pinel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yel oku
- Çizgi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eksen, Hat, Sınır, Temel
- Vahdet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Birlik, Teklik
- İnhitat Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çökmek, Gerilemek
- Cemiyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dernek, Düğün, Sosyete, Topluluk, Toplum, Kurum
- Muhafız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Koruyucu, Sakınan
- Yırtık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Patlak, Pejmürde, Arsız
- Dershane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Derslik, Oditoryum, Sınıf
- Haraza kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gürültü, Kavga, Öfke, Sinir
- Seyretme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Temaşa
- Kısım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bölüm, Hisse, Bölük, Kesim, Kol, Fasıl, Hizip, Parça, Takım
- Uzun Etek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şapşal
- Yansıtaç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Reflektör
- Ulamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Birleştirmek, Eklemek, İlave Etmek, Katmak
- Alicenap kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cömert, Onurlu, Şerefli, Yüce Gönüllü, Gönlü Yiğit
- Silah kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pusat, Yarak, Etken Araç, Savut
- Kapkaç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zorla Alan, Gaasıp
- Güven Oyu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İtimat Reyi
- Seyyah kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gezmen, Gezgin, Turist
- Taahhüt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üstlenme, Bağıt
- Oyuk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kovuk
- Vakar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağırbaşlılık, Temkinlilik, Yalım, Onur
- İp kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İplik
- Merhametsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vicdansız, Acımasız, Gâvur, Kalpsiz, Katı, Gaddar
- Nefis İzzeti kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İzzetinefis
- Berrak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Duru, Aydınlık, Açık, Temiz, Dupduru, Şeffaf
- Sabretmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dayanmak, Hazmetmek, Katlanmak
- Küçe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sokak
- Müsennem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tümsek
- Şem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mum
- Stepne kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yedek Teker
- Onur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şeref, Haysiyet, İzzetinefis, Öz Saygı, İtibar
- Özet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hülasa, Sonuç
- Tutanak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zabıt, Zabıt Ceridesi, Zab Varakası, Rapor, Mazbata
- Şıkırdamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aydınlanmak, Parlamak
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü