Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Vizyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görünüm, Ülkü, Sağgörü, Gösterim, İleri Görüş, Uzgörü
- Dikkat Değer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şayanı Dikkat
- Tecrübesiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Deneyimsiz, Toy
- Yüzüyola kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uslu, Uysal
- Ulus kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Millet
- Zevksiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beğenisiz, Tatsız, Sıkıcı
- Yünül kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yeğni, Hafif
- Necabet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Soyluluk
- Provokatör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kışkırtıcı
- Merhume kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rahmetli
- İclas kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Celse, İçtima, Meclis, Oturum
- Medahil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gelir
- Mahrem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gizli, Sırdaş, İçre, İnal
- Doğu Bilimci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müsteşrik
- Ölümlülük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fena
- Katılım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İştirak
- Haberi Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilmek
- Yanında kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Birlikte
- Mavra kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Palavra
- Kışkırtmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fitnekârlık Etmek, Körüklemek, Tahrik Etmek
- Eslek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İtaatli
- Çalap kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Allah, Mevla, Tanrı
- Safi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Katıksız, Net, Sadece, Duru, Sadece, Temiz, Yalnız, Som
- Mürgüleme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şekerleme
- Sataşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bulaşmak, Dokunmak, Yapışmak, Çatmak, Rahat Bırakmamak, Takılmak, Musallat Olmak
- Yemin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ant
- Gözbağcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İllüzyonist
- Radikalist kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Köktenci
- Hekim Hakkı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vizite
- Şoven kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağnaz Ulusçu
- Tutmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağrımak, Alıkoymak, Avlamak, Bağlamak, Başlamak, Beğenmek, Benimsemek, Bürümek, Girişmek, İzlemek, Kalmak, Kaplamak, Kapmak, Kavramak, Kullanmak, Müdafaa Etmek, Saklamak, Sarmak, Saymak, Sunmak, Taraftar Olmak, Tutuklamak, Uğramak, Ulaşmak, Varmak, Yakalamak, Yapışmak, Yapmak, Yenmek, Yönelmek, Zapt Etmek
- Üremek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Artmak, Çoğalmak, Türemek, Yetişmek
- Medih kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Övgü
- Pratikte kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uygulamada
- Kalaycı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sahtekâr
- İçtenlikli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İçten, Samimi
- Ateşlenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hararetlenmek, Isısı Artmak, Aşka Gelmek, Coşmak
- Facialı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Feci
- İnisiyatif kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öncecilik
- Leziz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lezzetli, Hoş, Güzel, Zevkli, Latif, Tadımlı
- Liet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şarkı
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü