Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Viranelik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yıkıntı
- Obruk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çukur, İçbükey, Mukaar
- Yaraşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yakışmak, Gitmek, Uymak
- Tınlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çınlamak
- Münacat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yakarış
- Epeyce kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Epey
- İkna kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnandırma, Kandırma, Kanış Verme
- Formalist kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Biçimci, Bürokrat
- Muhtar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özerk, Erkin
- Küçümseme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alay
- Şiddet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sertlik, Yeğinlik, Hız, Hüküm, Kuvvet
- Barışçı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sulhperver, Barışsever
- Düztaban kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uğursuz
- Rasyonalizm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Usçuluk
- Büyütmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Abartmak, Mübalağa Etmek, Bakmak
- Norm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzgü, Genkural, Yerleşmiş Ölçü, Yasaya Uygun Durum
- Bağlılık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Birlik, İlişik, İntisap, Sadakat, Sevgi, Tabiiyet, İlgi
- Ağartmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beyazlatmak
- İstikrah Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İğrenmek, Tiksinmek
- İslam Hukuku kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fıkıh, Şeriat
- Kezzap kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nitrik Asit
- Antant kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlaşma, Mutabakat
- Yeniyetmelik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mürahiklik
- Ortak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eş, Hissedar, Kuma, Müşterek, İştirakçi, Şerik
- Ordubozan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arabozucu, Oyunbozan, Varis
- Fecaat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Facia, Musibet
- Tedirginlik Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaynamak
- Kuzudişi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Süt Dişi, Peynir Dişi
- Klasifikasyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bölümleme
- Konuşmacı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hatip
- Bilen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alim
- Alaca kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ala, Ala Bezek, Ala Bula
- Göçermek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değiştirmek, Devretmek, Göçürmek
- Karşılaştırma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mukayese, Kıyaslama, Kıyas
- Islakkarga kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekingen, Ürkek
- İmtihan Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Denemek, Sınamak
- Takışmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dalaşmak, Tutaşmak, İtiraz Etmek, Tartışmak
- Muharebe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Savaş, Cenk, Harp, Çatışma, Vuruşma
- Toprak Sahası kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arsa
- Şahadet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tanıklık, Şahitlik, Şehitlik, Kutsal Ölüm
- Mendebur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İğrenç, Pis, Sümsük, Sünepe
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü