Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Velayet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Velilik, Yetke, Otorite
- Sürüklemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Getirmek, İtmek, Sevk Etmek, Sürümek
- Mahzen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yeraltı Deposu
- Sevgili kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aziz, Canan, Yâr, Dava, Dost, Yavuklu
- Sihirlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büyülemek
- Çalapaça kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zorla Yürüterek, Sürükleye Sürükleye
- Bisturi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Neşter
- Dobra kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güzel, İyi
- Tıraşçı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Asılsız, Yalan
- Felah kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kurtuluş, Selamet
- Tasdiksiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Onaysız
- Cumbalak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Takla
- Kaynar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaynak, Pınar
- Dayatmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Empoze Etmek
- Gücenik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Küskün
- Adaklı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nişanlı
- Fetiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Put
- Afaki kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gereksiz, Önemsiz, Hayali
- Efsunlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Okuyup Üflemek, Büyülemek, Büyü Yapmak
- Kalıt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Miras
- Eşinmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eşelemek
- İddialı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Savlı
- Eşekçe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaba
- Nükleer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekirdeksel
- Iskat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sadaka
- Kantarlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sınamak
- Papazi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bürümcük
- Nur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aydınlık, Işık, Parıltı, Şavk, Ziya
- Benzeyen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yakın
- Sıyga kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kip
- Prensipsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlkesiz
- Esirgemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Korumak, Bağışlamak, Himaye Etmek, Sakınmak, Saklamak, Diriğ Etmek
- Dörtlük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kıta
- Sunulan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Maruz
- Sabahçı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gündüzcü
- Stabil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dayanıklı, Düz, Kararlı, Oturmuş, Sağlam
- Yahu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hey, Bana Bak
- Medenilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uygarlık
- Bütünüyle kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Top
- Saadet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mutluluk, Mut, Ongunluk
- Bahçe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bostan
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü