Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Varis kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mirasçı, Kalıtçı
- Karşılama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İstikbal, Mukabele
- Yoklama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kontrol, Araştırma, Sınav, Muayene, Prova
- Matematik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İşlembilim, Cebir
- Sütliman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Durgun, Sakin, Sakit, Gürültüsüz, Olaysız
- Fosil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taşıl
- Aksi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ters, Zıt, Menfi, İnatçı, Hırçın, Huysuz, Karşıt, Titiz, Geçimsiz, Kötü, Münasebetsiz, Olumsuz, Suratsız
- Sertleşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Katılaşmak, Kurumak
- İstihbar Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Duymak, Öğrenmek
- Telhis kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özet
- Savsöz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Propaganda Sözü, Slogan
- Gicişme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uyuz
- Benzetme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teşbih
- Yağız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Esmer, Siyah, Yiğit
- Dangadak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ansızın, Birdenbire, Damdan Düşer Gibi
- Hitap Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Seslenmek
- İadeli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İade
- Tonbalığı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Orkinos
- Hoşbaht kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kutlu, Mutlu
- Çöküntü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çökme, Enkaz, Göçük, Kriz, Teressübat, Depresyon
- Marşandiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yük Katarı
- Darphane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Para Basılan Yer
- Kalın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başlık, Dolgun, Kesif, Yoğun
- Sersefil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üzgün, Yoksul
- Özgü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Has, İçin, Mahsus, Muhtas
- Alçaltı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zillet
- Çatlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Atmak
- Revize Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzeltmek
- Yandaş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taraftar
- Oyunbaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzenci, Oyuncu, Palyaço
- Burhan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kanıt; Belgit
- Edebiyat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yazın, Literatür
- Marj kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pay
- Üstün Tutmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayırmak
- Levha kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kara Tahta, Resim, Safiha, Tablo, Resim, Abela
- İzolasyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yalıtım, Tecrit
- Dikeç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Direk, Sütun
- Yöresel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mahalli, Mevzii, Yerel, Lokal
- Delmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Deşmek, İncitmek, Kırmak, Yemek
- Görmeden kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gıyaben
- Vıcık Vıcıklık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yumuşaklık
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü