Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Vantilat�r ile ilgili kayıtlı bilgi bulunamadı!
- Savurmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaymak, Saçmak, Sallamak, İsraf Etmek, Dağıtmak, Söylemek, Fırlatmak, Dökmek, Boşuna Harcamak
- Eğleşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Durmak, Eğlenmek, Kalmak, Yaşamak, İkamet Etmek, Tevakkuf Etmek
- Darbımesel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Atalar Sözü, Atasözü
- Tenzilatlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İndirimli
- Boy Bos kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değer, Kesim
- Sandalye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İskemle, Koltuk, Kürsü, Makam, Mevki, Orun
- Sızmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıkmak, Sıvışmak, Yayılmak
- Mutekit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dindar, Mümin
- Alesta kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Harekete Hazır, Tetikte
- Monotonluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tekdüzelik, Sıradanlık
- Oyuk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kovuk
- Satvet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zorlu, Sindirici Güç
- Kartelci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tekelci
- Hâkimlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yargıçlık
- Raşelenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Titremek, Ürpermek
- Toplanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şişmanlamak, Üşüşmek, Yığılmak
- Aldırışsız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kayıtsız, Aldırmaz, Lakayt
- Han kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kervansaray
- Kabarmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taşmak, Şişmek, Artmak, Kafa Tutmak, Başkaldırmak, Böbürlenmek, Büyümek, Kalkmak
- Eleman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öğe, Unsur
- Ağa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağabey, Koca
- Deşifre kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çözülmüş, Açıklanmış
- Gerici kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yobaz, İrticacı, Mürteci
- İthalat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dış alım
- Gömmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bastırmak, Batırmak, Defnetmek
- Süs kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şatafat, Bezek, Ziynet
- Zindan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Örs, Hapis Yeri
- Hırpalamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dövmek, Tepelemek, Örselemek
- Şerha kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dilim, Parça, Yara
- Mesele kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İş, Maslahat, Problem, Sıkıntı, Sorun, Konu, Güç İş
- Arzıhal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dilekçe
- Delege kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Murahhas, Elçi, Nümayende
- Üstler kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Erkân
- Kanlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Katil
- Lisan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dil, Zeban
- Nazikâne kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Edeple
- Hükümet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bakanlar Kurulu, Kabine
- Mesire kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gezintilik, Gezelek
- Pipet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kamış
- Göl Ayağı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayak
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü