Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Vaat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Söz Veriş
- Sebebiyle kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yüz
- Taç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yan
- Delidolu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Patavatsız
- Çoğunlukla kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Genellikle
- Ara kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açıklık, Aralık, Fasıla, Mesafe, Ortam, Boşluk
- Endikatör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gösterge
- Köşe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tun, Bucak, Çene, İbik, Künç, Zaviye, Kuytu, Tenha, Ücra, Korner
- Saptama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tespit
- Kuma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eş, Günü, Ortak
- Başarmış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nail
- Taraftar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yandaş, Yanlı
- Öbür kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başka, Diğer, Öteki, Özge
- Yakışır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uygun, Yaraşıklı
- Serpinti kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çisenti, Damlacıklar
- Çelimli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güçlü
- Abstraksiyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Soyutlama
- Tokatçılık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dolandırıcılık
- Taş Kömürü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Maden Kömürü
- Makber kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kabir, Mezar, Sin
- Mürettiplik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dizmenlik
- Güdüm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sevk, İdare
- Müstevli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yayılıcı, Yayılgan, İstilacı, Salgın, Basan, Kaplayan, Bastıran
- Çareli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Umarlı
- Urba kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Giysi
- Baharat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Otyam, Bahar, Edviye
- Şekva Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sızlanmak
- Natür kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğa
- Taharetsizlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cenabet
- Pelteleşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yumuşamak
- Mercimek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yasmık
- Bozuk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kusurlu, Aksak, Düzensiz, Hurda, Dargın, Berbat, Çap, Eğreti, Gergin, Kaput, Karışık, Kızgın, Kötümser, Ucuz
- Çok Sözlü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Konuşkan
- Nazikçe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnce, Nazik
- İhtilal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Devrim, Kargaşa, Ayaklanma, Köklü Değişim
- Şerik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ortak
- Meydan Okumak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rest Çekmek
- Yetinme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İdare, İktifa, Kanaat
- Müstevi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düz
- Çap Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Basmak, Tabetmek, Yayımlamak
- Yasamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teşride Bulunmak
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü