Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Turfa Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çürümek
- Hesapçı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sayımcı, Tutumlu
- Özlük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kişi, Zat, Özdek, Öz Madde, Cevher, Nelik, Mahiyet, İş, Kar, Husus
- Kitabevi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kütüphane
- Fevrî kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yarım Yamalak
- Kumla kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geniş Kumsal, Plaj
- Kelepçe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilezik, El Kandalı
- Tahribat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yıkım, Yıkımlar
- Akşam Ezanı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akşam
- Grafoloji kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yazıbilim
- Misafir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Konak, Konuk
- Muarefe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tanışma
- İtina Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özenmek
- İdarehane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büro
- Akıtmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dökmek
- Heykeltıraş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yontucu, Yontman, Heykelci
- Yüksekokul kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ali Mektep
- Ermek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Erişmek, Kavuşmak, Yetişmek
- Devralmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teslim Almak
- Kamusal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Maşeri
- Suiistifade kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Suistimal
- Nazar Boncuğu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Göz Boncuğu, Tek
- Bateri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Davul
- Mabut kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tapıncak, Tapı
- Özdeşlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aynılık
- Kolonist kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sömürgeci
- Mahcup Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ekşimek, Morarmak, Şişmek, Utanmak
- Kesilmeme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Devam
- Kebir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büyük, Ulu, Yaşlı
- Halis Muhlis kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öz
- Sade kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ancak, Düz, Sadece, Yalın, Yalnız, Gösterişsiz, Şekersiz
- Akın Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üşüşmek, Yürümek
- İstifa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekilim, İşinden Çekilme
- İvmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çabuk Davranmak, Acele Etmek
- Dülger kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Marangoz
- Bencileyin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Benim Gibi
- Neşvünema kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gelişme
- Pek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çok, Dayanıklı, Katı, Sağlam, Sert, Sıkı
- Ruhsat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İzin, Müsaade
- Bölen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Maksumunaleyh
- Bir Zamanlar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eskiden, Vaktiyle
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü