Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Turfa Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çürümek
- Rükû kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öne Doğru Eğilme, Namazda Elleri Dize Dayayıp Eğilme
- Çıtı Pıtı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ufak Tefek, Minyon, Sevimli
- Paralıca kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zengin
- Saflık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Safiyet
- Tüketici kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İstihlakçı, Yoğaltan
- Fazlalık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Artık, Artı, Bolluk
- Makara kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tel
- Gözetmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Korunmak, Bakmak, Beklemek, Himaye Etmek, Kayırmak, Kollamak, Korumak, Kovmak, Sakınmak, Özen Göstermek, Himaye Etmek, Müterakkip Olmak
- Zayi Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaybolmak, Yitmek
- Davet Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çağırmak
- Öksürük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yötel
- Basıcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tabi
- Irz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Namus, Onur, İffet
- Sıtma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Titreme, Malarya
- Eşelemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karıştırmak, Deşelemek, Eşinmek, Kurcalamak
- Etkilemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cezbetmek, Dokunmak, İşlemek, Koymak, Silkelemek, Tesir Etmek
- Devretmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aktarmak, Dolaşmak, Dönmek, Tahvil Vermek
- Doğrudan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gerçekten, Hakikaten
- Fors kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saygınlık
- Aldatmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kandırmak, Avutmak, Dolandırmak, Oyalamak, Oynamak, Tavlamak
- Sayışma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Takas
- Sadeleşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yalınlaşmak
- Darmadağın Olma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hezimet
- Sandık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kasa
- Müflis kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Batkın, İflas Etmiş
- Ukde kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düğüm, Yumru, İçe Dert Olan, Acı
- Sifilis kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Frengi
- Nakliyat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taşımacılık
- Nispi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oransal, Göreceli, İzafi
- Musallat Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sataşmak, Tutmak, Yapışmak
- Zuhur Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belirmek
- Piştahta kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tezgâh
- Körüklemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kışkırtmak, Pompalamak, Tahrik Etmek, Teşvik Etmek
- Öğrenimli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Okumuş
- Barhana kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kafile, Küçük Kervan, Göç, Göç Eşyası, Kullanışsız Konak
- İrşat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yönterme, Uyarma
- Mecburi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zorunlu
- Mercek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lens
- Kâtip kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sekreter, Yazman
- Laubali kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saygısız, Teklifsiz, Senlibenli, Boydalak
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü