Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Topluluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Camia, Cemaat, Cemiyet, Ehil, Sosyete, Toplum, Zümre
- Muhabbet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sevgi, Yarenlik, Söyleşi, Dostça Konuşma
- İtimat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Emniyet, Güven, Güvenç
- Krizantem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kasımpatı
- Rafineri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arıtımlık
- İsabetli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uygun, Yerinde
- Cumartesi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şembe
- Yalandan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzmece, Üstünkörü, Sureta, Yalancıktan
- Kabartmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Atmak
- Yoklama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kontrol, Araştırma, Sınav, Muayene, Prova
- Şehremini kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belediye Başkanı
- Doğal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saf, Tabii, Natürel
- Zahirî kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yapmacık
- Ahu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ceylan, Maral, Burçin, Ceren
- Sükûnetli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Durgun, Sakin
- Meşbu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dolmuş, Dolu
- Tarz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Biçim, Usul, Yoldam, Ezgi, Hava, Merkez, Minval, Soluk, Suret, Şekil, Tempo, Tür, Vadi, Yol, Stil, Konsept
- Okus Pokus kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dolap, Düzen, Hile
- Sele kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sepet
- Oğunmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bihuş Olmak
- Memul Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beklemek, Ummak
- Kesret kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bolluk, Çokluk
- Katetmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bölmek, Kesmek
- Dış Alım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İthalat
- Zifos kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boş, Yararsız
- Sülâle kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Soy Sop, Aile, Ev, Hanedan, Soy, Tohum, Ocak
- Hilekârlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dolandırıcılık
- Nadanlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cehalet
- Çor kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hastalık, Dert; Sığır Vebası
- Kuruyasıca kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kötü
- Badiye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çöl
- Soğutucu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Buzdolabı
- Açar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anahtar, Aperitif
- Bitkisel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nebati
- Canhıraş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acı, Üzücü, Yürek Paralayan, İç Acıtan, Kulak Tırmalayan, Tüyler Ürpertici
- Durum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pozisyon, Boyut, Gidiş, Hal, Hâl, Hatır, Hava, Hesap, Kalıp, Keyfiyet, Konum, Manzara, Mevki, Tavır, Vaziyet, Yağday, Yer, Davranış, Halütavır
- Delik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cezaevi, Göz
- Karasakız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zift
- Tamamı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hepsi, Tüm
- Mizaç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hasiyet, Huy, Karakter, Sağlık, Tabiat, Yaradılış, Doğa
- Sıkmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üzmek, Zorlamak
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü