Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Terbiyeli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eğitimli, Görgülü, Edepli
- Yelletke kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fan, Vantilatör
- Bismillah kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Besmele
- Rütbe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşama, Derece, Mertebe, Mevki, Paye, Sıra
- Leylaç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üçkâğıtçı
- Addetmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saymak, Öyle Saymak, Öyle Kabul Etmek
- Padişah kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hükümdar, Sultan, Han, Hakan, Hünkâr
- Çeşitlilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yelpaze
- Dingildemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Korkmak, Kuşkulanmak, Oynamak, Sallanmak
- Astana kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eşik
- Veri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilgi, Data, Done, Muta, Malumat
- Fraksiyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bölüngü, Bölüntü, Hizip
- Yüze Gülmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yılışmak
- Meydanca kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pist
- Mülemma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alaca, Karma
- Keşikçi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bekçi
- Düz Yüzüne Demek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dobra Dobra Söylemek
- Töhmet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Suçlama, Kabahat
- Cilalamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Parlatmak, Övmek
- Açgözlük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Harislik, Heves, İhtiras, Tamahkârlık
- Aldırmaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lâkayt, Kayıtsız, Rahat
- Masumiyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Suçsuzluk
- Arık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ark, Su Yolu, Temiz, Güçsüz, Enez, Cılız, Sıska, Zayıf, Kuru, Çorak
- Aheste kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yavaş, Ağır
- Vermek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayırmak, Bayılmak, Çevirmek, Dayamak, Görmek, Harcamak, Hasretmek, İletmek, Katmak, Lütfetmek, Ödemek, Satmak, Serpmek, Tespit Etmek, Uzatmak
- Bırakma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tevdi
- Burulmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağrımak, Dönmek, Gücenmek
- Kalpak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Külah, Papak
- Oturuşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yatışmak
- Levazım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gereç, Araç
- Plato kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzlük, Yayla
- Sayfa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Konu, Sahife
- Yüzmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Durmak, Soymak
- Abdarlılık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İfadelilik, Manalılık, Tesirlilik
- Seng kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taş
- İstila Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bürümek, Kaplamak, Sarmak
- Korumacılık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Himayecilik
- Temettü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kazanç
- Külünk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çapa, Kazma
- Mukavele kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Antlaşma, Kontrat, Sözleşme, Konuşuk
- Mevcut kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Var, Var Olan, Bulunan, Birey Tutarı
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü