Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Tekess�r Etmek ile ilgili kayıtlı bilgi bulunamadı!
- Lojik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mantık, Mantıklı
- Taş Yürekli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acımasız
- Gergin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozuk, Sinirli
- Delice kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şahin
- Kararlayarak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kararlama
- Hab kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uyku
- Devam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sürek, Ek, Parça, Sürme, Sürüp, Gitme, Cesilmeme, Bitmeme, Sürekli
- Tarumar Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dağılmak, Karışmak
- Samanyolu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kehkeşan
- Şamata kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gürültü, Hay Küy, Patırtı, Yaygara
- Yazman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kâtip, Sekreter
- Ultramodern kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çağüstü
- Aydınlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vuzuh, Sarahat, Işık, Aydın, Berrak, Fer, Nur, Saf, Temiz, Vazıh, Ziya, Ziyalı, Gündüz
- Sönmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geçmek, Tükenmek, Yitmek, Yok Olmak
- Tasdik Ettirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Onaylatmak
- Melankoli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hüzün, Kara Sevda
- Çapanoğlu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başa Dert Olacak Durum
- Nüktedan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şakacı, İnce, Nükteci
- İrsal Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Göndermek
- Kondansatör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sığaç
- İçerlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alınmak, Bozulmak, Kırılmak
- Okşamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Benzemek, Sevmek, Sıvamak, Sıvazlamak, Dövmek, Övmek
- Kaldırım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Seki, Tretuvar
- Yapılamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İmal Etmek
- Başarısız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıfır
- Kriter kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ölçüt, Kıstas
- Sarsmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sallamak, Silkelemek, Silkmek
- Kusur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eksiklik, Noksan, Nakısa, Hata, Ayıp, Özür, Teltik, Yanlış, Arıza, Kabahat, Pürüz, Şaibe, Ağdık, Ağman
- Müsterih kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dinç, Sakit, İçi Rahat, Erinçli
- Dingil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aptal, Eksen, Mihver, Ok, Salak, Mil, Aks
- Ebleh kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Budala, Alık, Akılsız
- Esef Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hayıflanmak
- Garp kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Batı, Günindi
- Az Daha kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Neredeyse
- Funda kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çalılık, Süpürge Otu
- Zatlar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zevat
- Açgöz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açgözlü, Haris, İhtiraslı, Tamahkâr
- Ergene kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Maden Yeri
- Tutam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hisse
- Kanalet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arkçık
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü