Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Tebaa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uyruk, Vatandaş
- Abuklamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saçmalamak
- Bakımevi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kademe
- Ramazan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oruç Ayı
- Ayakkabı Çekeceği kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kerata
- Kavuştak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nakarat
- Fikri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşünsel
- Öğütmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekmek, Çiğnemek, Ezmek
- Kösemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dilemek; Gıpta Etmek
- Yoz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İşlenmemiş, Dejenere, Kaba, Bayağı, Adi, Bozulmuş, Kısır, Yabanıl
- Alkışçı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şakşakçı
- Kisve kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kılık
- Unvan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Adres, San, Başlık
- Bütünlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tamamlamak
- Müslüman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dindar, Mümin
- Yalvarmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yakarmak
- Alışılmadık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Olağanüstü
- Çekecek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kerata, Tabankeş
- Kötek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Baston, Dayak, Sopa
- Musandıra kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yüklük
- Akaç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Su Yolu, Dren, Ark
- Hükümet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bakanlar Kurulu, Kabine
- Alakok kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rafadan
- Bencilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hodpesentlik
- Mevki kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Orun, Devlet, Durum, Kat, Mahal, Makam, Mesnet, Rütbe, Sandalye, Yer, Konum
- Havuç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kök, Yerkökü
- Proleter kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Emekçi, İşçi
- İster kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gerek, İcap, Lüzum
- Dörtkenar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dörtgen
- Kavramak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlamak, Sıkıca Tutmak, Derk Etmek, Görmek, İhata Etmek, Okumak, Tutmak
- Toygan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğan
- Nefes Almak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Solumak
- Ece kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güzel Kadın, Kraliçe
- Mastıçiçeği kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öküzgözü
- Etnografik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Budunbetimsel
- Durdurma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tevkif
- Toleranssız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hoşgörüsüz
- Lüzuci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yapışkan
- Dükkân kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Satımevi, İş Yeri, Bakkal, Kumarhane, Mağaza, Salon
- Kankızıl kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Becerikli
- Cascavlak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çok Saçsız, Örtüsüz, Hiç Tüyü Olmayan, Pek Soyulmuş; Çırılçıplak, Örtüsüz
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü