Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Taziye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başsağlığı
- Tadil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değişke, Değişiklik
- Hakim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yargıç, Başat, Yargıcı, Bilge, Filozof
- Yetkinlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kemal
- Söyleşi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hasbihal, Musahabe, Sohbet
- Şatafat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gösteriş, Süs, Cafcaf, Lüks, Tumturak
- Vazifesizlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görevsizlik
- Koşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eklemek, İzlemek, Kaçmak, Kovalamak, Yüğürmek, Terfik Etmek
- Tutmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağrımak, Alıkoymak, Avlamak, Bağlamak, Başlamak, Beğenmek, Benimsemek, Bürümek, Girişmek, İzlemek, Kalmak, Kaplamak, Kapmak, Kavramak, Kullanmak, Müdafaa Etmek, Saklamak, Sarmak, Saymak, Sunmak, Taraftar Olmak, Tutuklamak, Uğramak, Ulaşmak, Varmak, Yakalamak, Yapışmak, Yapmak, Yenmek, Yönelmek, Zapt Etmek
- Bastırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boğmak, Dikmek, Durdurmak, Gidermek, Gömmek, Kaplamak, Yenmek, Yırtmak
- Hırtapoz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aptal, Sersem, Şaşkın
- Sızıltı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şikâyet
- Erke kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Işık, Kudret, Enerji
- Stajyer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yetişimci
- Özgürlük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hürriyet, Erkinlik
- Savt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ses
- Ya da kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yahut, Veya
- Kabartı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tümsek, Çıkıntı, Kabarcık
- Temel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ana, Anayasa, Asıl, Baş, Çizgi, Esas, Gerçek, Kök, Omurga, Özül, Taban, Üs, Zemin, Başlıca, Baz
- Neşelendiren kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şen
- Celâl kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büyüklük, Ululuk, Öfke, Hiddet, Kızgınlık
- Mafsal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boğum, Eklem, Oynak
- Tahrip Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozmak, Yıkmak
- Masör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ovman
- Kabaklık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilgisizlik
- Askeri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Süel, Harbi
- Ötme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Terennüm
- Yarlıgama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağışlama
- Kaydolmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yazılmak, Yazımlanmak, Kabul Olmak
- Etkilemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cezbetmek, Dokunmak, İşlemek, Koymak, Silkelemek, Tesir Etmek
- Akraba kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hısım, Kohum
- Eter kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lokman Ruhu
- Yankı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akis, Aksiseda, Eko
- Baştanımazlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anarşizm
- Lütfen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rica Ederim
- Harabat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yıkıntılar, Harabeler, Viraneler; Meyhane
- Süratlenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hızlanmak
- Zibil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çöp
- Dikeç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Direk, Sütun
- Bütünü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hepsi
- Hemcins kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Türdeş, Soydaş, Kökteş
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü