Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Tabaka kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Katman, Derece, Kat, Tütünlük, Kesim, Topluluk, Sınıf
- Yakmaç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yağıt, Brülör
- Oysaki kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hâlbuki, Meğer, Oysa
- Değmedüşer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıtkırıldım
- Ses Soluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gürültü, Patırtı
- Ayıp kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kusur, Eksiklik, Leke, Damga, Utanç Verici, Noksan, Uygunsuz, Kötü, Şaibe
- Akide kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnanç
- Sevk Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Göndermek, Götürmek, İtmek, Sürüklemek
- Kamyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yük Makinası
- Divanelik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Delilik
- İlenç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beddua
- Arsız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Utanmaz, Yılışık, Yüzsüz
- Hoparlör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sesucaltan
- Rabıt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağ, Bağlama, Bent
- Uzgörür kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İhtisas
- Metot kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Usul, Yol, Yöntem
- Oğrun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gizlice
- Çakır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şarap
- Rezalet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kepazelik, Maskaralık, Rezillik, Skandal, Laskaralık
- Cezrî kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kökten
- Televizyoncu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İzleçmen
- Mihrak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Merkez, Odak
- Çember kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Döngü, Manka, Çevre, Daire
- Duman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Esrar, Kötü, Tütsü, Tütün, Yaman
- Götürmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taşımak, Nakletmek, Atmak, Çalmak, Dayanmak, İletmek, Katlanmak, Öldürmek, Sevk Etmek, Sökmek
- Yıprak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eski
- Şişlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şiş
- Kişioğlu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnsan, İnsanoğlu
- Temaşacı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Seyirci
- Fücceten kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ansızın
- Portmanto kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Askılık
- Bindi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Destek
- Yontucu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Heykeltıraş
- Kânunuevvel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aralık
- Katmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eklemek, Beslemek, Karıştırmak, Koymak, Salmak, Ulamak, Vermek, İlave Etmek
- Günübirlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gelişigüzel
- And kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yemin, Ant, Ahit, Söz Verme
- Kent kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Köy, Şehir, Kasaba, Site
- Sisli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sislenmiş, Bulanık
- Uyuz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gicişme, Kaşınma, Kotur
- Hassas kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alıngan, Duyarlı, Duygulu, Duygun, İçli
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü