Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Tabaka kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Katman, Derece, Kat, Tütünlük, Kesim, Topluluk, Sınıf
- Yaşam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ömür, Hayat, Durmuş
- Ezcümle kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kısaca, Başlıca, Belli Başlı Olarak, Esas Olarak; Örnek Olarak
- İlbay kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vali
- Festival kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sanat Gösterisi, Şenlik
- Patavatsızlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gaf
- Sü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Asker
- Arı Peteği kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kovan
- Misafirhane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Konukevi
- Yüzeysel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gelişigüzel, Sathi, Üstünkörü, Yüzden
- Kethüda kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kizir, Kahya
- Müktesep kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kazanılmış, Edinik, Edinilmiş
- Çevrinmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tavaf Etmek
- Dolgunca kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bol
- Maalmemnuniye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Memnuniyetle
- Kazık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Direk, Sopa
- Çingülü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kamelya
- Kutup kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sonlam, Uç
- Mukavelename kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sözleşme
- Tuğra kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tura
- Ikıl Ikıl kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zorla
- Kalıtsal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Genetik, İrsi
- Ders Programı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müfredat Programı
- Bağışlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Affetmek, Teberru Etmek, Hibe Etmek, Görevden Almak, Görevden Çekmek, Lütfetmek, Unutmak, Hoş Görmek, Bağışta Bulunmak
- Ruhsat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İzin, Müsaade
- Südremek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sarhoş Olmak, Esrimek
- Velur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kadife
- Kabilinden kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gibi
- Haşiv kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doldurma
- Koz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ceviz
- Sahur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Obaştanlık
- Meşum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uğursuz
- Spot kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Peşin
- Eli Selek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eli Açık, Cömert
- Kömekçi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yamak
- Kamu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bütün, Halk, Hep, İçtimaiyet, Amme, Maşer
- Payiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güz, Sonbahar
- Keski kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tırnak
- Benzemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Andırmak, Okşamak, Sanısını Uyandırmak, Gibi Görünmek, Çalmak, Dönmek, Göstermek, Kaçmak, Kesilmek, Yaklaşmak
- Mânia kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Engel
- Abidevi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anıtsal
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü