Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Ta�ra ile ilgili kayıtlı bilgi bulunamadı!
- Etkilenmiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müteessir
- Kanayaklı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çaresiz, Kadın, Yoksul, Zavallı
- Kımıltı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hareket
- Atelye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İşlik
- Tatminkâr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doyurucu, İkna Edici, Kanaatlendirici, Uygun
- Katmerleşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Artmak, Çoğalmak
- İdare Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çevirmek, Kurtarmak, Örtbas Etmek, Yetişmek, Yetmek, Yönetmek
- İrade kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İsteme, Buyruk, Dilek, İstek, Buyrultu, İstem, İstenç
- Çabukça kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çabucak
- Yataklı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yataklı Vagon
- Asistan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yardımcı
- Tutya kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çinko, Sürme
- Ciddi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağırbaşlı, Gerçek, Salmaklı, Tehlikeli, Endişe Veren, Ağır, Vahim, Kritik, Gülmeyen, Güvenilir, Sağlam, Önemli, Vahim, Vakur, Veznin
- Yetiştirici kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müstahsil, Üretici
- Düz Yüzüne Demek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dobra Dobra Söylemek
- Çatkı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sehpa
- Yerleştirme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İskân, Düzen
- Çimke kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ders, İbret
- Duraksama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tereddüt
- Yükselti kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rakım, İrtifa, Tümsek, Yükseklik
- Kromozom kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Soyaktaran
- Müstear kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lakap, Takma
- Belediye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uray, İcraiye Komitesi
- Facia kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Afet, Fecaat, Acıklı Olay, Bela; Trajedi, Drama, Ağlatı, Çok Acıklı Tiyatro Oyunu
- Vacip kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gerekli
- Dalaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Takışmak
- İstelagtit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sarkıt
- Uçarı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Serseri, Hovarda, Haşarı, Bozgun, Havai, Sefih, Aşırı, Çapkın
- Güvenoyu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İtimat Reyi
- Periyodik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Devrî, Süreli, Dönemsel, Süreli Yayın
- Çimil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anofel
- Zinet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bezek, Süs, Ziynet
- Meşakkat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güçlük, Sıkıntı, Zorluk
- Ekin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kültür, Tahıl Tarlası, Hars
- Ceza Atışı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Penaltı
- Soylular kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zadegân
- Salâh kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzelme, İyileşme, İyilik
- Berhayat Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaşamak
- Geçici kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bulaşıcı, Eğreti, Muvakkat, Muvakkati, Öteri, Sari, Yaya, Yolcu
- Yetim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Babasız, Öksüz
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü