Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Sitadiye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uzaklıkölçer
- Fazladan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Caba
- Palazlanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İrileşmek, Büyümek, Gelişmek, Varlanmak
- Spor kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beden Eğitimi, Jimnastik; Üreme Cisimciği
- Araştırma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muayene, Tetkik
- Parıltılı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Işıl Işıl
- Becayiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değişme, Almaş, Karşılıklı Yer Değiştirme
- Eli Selek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eli Açık, Cömert
- Çukur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mezar, Çökük
- Gebermek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ölmek
- Ensiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dar
- Kanun Dışı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yasa Dışı
- Belki kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muhtemel olarak, Olabilir Ki, Olsa Olsa, İhtimal, Tersine Olarak
- İşkence kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşırı Eziyet, Azap
- Biçimlendirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şekillendirmek
- Ehlileştirme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ehlî
- Kavas kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Koruma, Yasakçı
- Mürekkep kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karmaşık, Kompleks
- Bölgesel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mahalli, Yöresel, Lehçe
- Marşandiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yük Katarı
- Facia kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Afet, Fecaat, Acıklı Olay, Bela; Trajedi, Drama, Ağlatı, Çok Acıklı Tiyatro Oyunu
- Resital kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dinleti
- Kile kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ölçek
- Gır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lakırtı, Söz, Uydurma, Yalan
- Adele kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kas
Doğrusu Adale şeklinde yazılır.
- Naklen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aktararak, Canlı
- Alfabe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Abece, İmcelik, Yazı
- Kökleşme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teessüs
- Matrak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alay, Eğlence, Değnek, Gülünç, Hoş
- Canan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sevgili
- İlahiyat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Din Bilimi
- Kuvve kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşünce, Niyet
- Gıybetçi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekiştirmeci
- Fevt Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ölmek, Yitmek
- Yanıltmaca kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mugalata
- Vitalist kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dirimselci
- Kullanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çalıştırmak, Yararlanmak, Almak, Değerlendirmek, Dökmek, Giymek, Harcamak, İçmek, İstismar Etmek, İşletmek, Sarf Etmek, Sömürmek, Takmak, Tutmak, Yönetmek
- Hükûmet Merkezi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başkent
- Mütehevvir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kızgın
- İlmühaber kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alıt, Hal Kağıdı
- Atom Çekirdeği kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekirdek
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü